"Mutluluk aranmaz, öğrenilir."
Puan vermedi·208 syf.··
2026 3. kitabı
"Mutluluk aranmaz, öğrenilir." ​Özgür Bolat’ın kitabının kapağında yer alan bu iddialı söz, gerçekten de çok çarpıcı. Zira çoğumuz —ben de dahil— mutluluğun sonradan öğrenilebilecek bir şey olduğunu düşünmeyiz. ​İşte bu noktada yazar bizlere bambaşka bir bakış açısı sunuyor. Üstelik bunu yaparken de tamamen bilimsel araştırmalardan ve deneylerden yardım alıyor. Bu durum anlatılan her şeyin altını dolduruyor ve okuyucuya "Evet, bu sadece bir tavsiye değil, kanıtlanmış bir gerçek" güvenini sonuna kadar hissettiriyor. ​Mutluluğun tanımı ile başlayan bu kitap, "Nasıl mutlu olurum?" sorusuna dair bilimsel veriler ışığında birçok kıymetli ipucuyla devam ediyor. ​Eğer siz de mutlu olmayı ve mutlu nesiller yetiştirmeyi istiyorsanız bu kitaba kesinlikle bir şans verin derim. Çünkü kitap bize mutluluğun varılacak bir istasyon olmadığını harika bir şekilde gösteriyor. ​ Peki sizce mutluluk bir hedef midir yoksa bir süreç mi? Yorumlarda buluşalım!
1K
Hepiniz Nasıl Mutlu Olursunuz?Özgür Bolat · Doğan Kitap · 2025133 okunma
Samime Sanay dinlerken yazılan inceleme (Söyleme Bilmesinler)
9/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 00:54
Şermin Yaşar, bu romanda bir ailenin yıllar boyunca biriktirdiği kırgınlıkları ve suskunlukları etkileyici bir şekilde anlatıyor. Hikâye ilerledikçe her karakter kendi gözünden yaşadıklarını aktarıyor. Bu yönüyle kitap, sanki bir psikoloğun odasında geçen seansları andırıyor; her bölümde başka bir karakter gelip iç dünyasını açıyor ve okur da onların neden böyle davrandığını anlamaya başlıyor. Bu nedenle neredeyse herkes kendi hikâyesinde haklı görünmeyi başarıyor. Elbette Çiğdem bu konuda biraz ayrı bir yerde duruyor. Benim için Ethem ve Nurten ise romanın en dokunaklı karakterleriydi. Çünkü yaşananların içinde en fazla yara alan ve en az söz hakkı bulan kişiler onlardı. Dışarıdan bakıldığında sık sık bir araya gelen, bağları güçlü görünen bir aile var. Oysa perde arkasında kimse duygularını açıkça paylaşmıyor, kimse gerçek düşüncelerini söyleyemiyor. Söylenmeyen her söz, görmezden gelinen her sorun zamanla büyüyor ve sonunda kaçınılmaz bir şekilde büyük çatışmalara dönüşüyor. Romanın merkezindeki asıl mesele de bu: iletişimsizlik. İnsanlar konuşmadıkça, içlerinde tuttuklarını paylaşmadıkça sorunlar çözülmek yerine daha da derinleşiyor.
1000Kitap
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,4bin okunma
Reklam
Puan vermedi
🪉Mitoloji, sadece tozlu raflarda kalan antik çağ hikayelerinden ibaret değildir; insan ruhunun, arzularının ve o hiç bitmeyen sevilme ihtiyacının binlerce yıllık aynasıdır. Bugüne kadar mitolojinin hemen her kaynağını, farklı ekollerini ve derin anlatılarını satır satır okumuş bir okur olarak; bu kadim dünyayı insan psikolojisiyle harmanlayan anlatıları her zaman ayrı bir yere koymuşumdur. @tugbasariunal kaleminden @destekyayinlari Eros: Geçmişten Günümüze Sevilme İhtiyacı kitabı, tam da bu bahsettiğim edebi ve felsefi köprüyü kuruyor. Bu yönüyle eser, mitoloji dünyasına ilk kez adım atmak ve bu büyüleyici koridorlarda kaybolmak isteyenler için muazzam, akıcı ve çok duru bir rehber niteliğinde. Konuya zaten hakim olan, mitoloji sevdalısı okurlar içinse, bilinen efsanelere farklı bir pencereden bakan ve ruhumuzdaki o saf insani duyguları hatırlatan çok keyifli, derinlikli bir mola Üstelik kitap, bizi mitolojinin o en görkemli kavşaklarına da götürüyor. Zamanı yutan, kendi evlatlarını tahtı uğruna feda eden acımasız Titan Kronos’un karanlığından; onun elinden kurtulup göklerin, şimşeklerin ve Olimpos’un hakimi olan Zeus’un o meşhur saltanatına kadar uzanan devasa bir kozmos bu. Mitolojinin o sert, savaşçı ve kuralları koyan panteonunda; her şeyin üzerinde hüküm süren Olimpos tanrılarının bile söz geçiremediği tek bir güç var aslında: #eros Zeus şimşekleriyle dünyayı titretirken, Kronos zamanı büküp her şeyi yok ederken; Eros görünmez oklarıyla hem tanrıları hem ölümlüleri dize getiriyor. En büyük savaşların, en köklü krallıkların yıkılışının ardında hep o bildiğimiz ama tanımlayamadığımız sevilme arzusu yatıyor. Kaktüs Hanım tavsiyesi ile okuduğum bu eser için teşekkür ederim Peki sizin mitolojide en sevdiğiniz efsane ya da figür hangisi? Benim gibi mitoloji
ErosTuğba Sarıünal · Destek Yayınları · 20260 okunma
Yazar bizi savuruyor...
9/10
·142 syf.··
2026 44. kitabı
Henry James, kaleme aldığı Daisy Miller, başlangıçta kısa bir yazı olarak başlansa da sonradan kitaba dönüşmüş ilk zamanlar editörlerden red almıştır. Yayınlandıktan sonra ise döneminde, çeşitli taraflardan olumsuz eleştiriler alıp, tartışmalara neden olmuş, ahlaki anlamda da uygun görülmemiştir. Ortaya çıkan eserde, Daisy Miller ile empati mi kurmalıyız yoksa karşı mı durmalıyız ikileminde okuyucuyu sık sık kontrpiyede bırakıyor. Ben şahsen çok beğendim...
Daisy MillerHenry James · İletişim Yayıncılık · 20211,479 okunma
Puan vermedi·55 syf.··
2026 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 20:04
bu kitabı bir kaç yıl önce okumaya başlamış olsaydım eğer, sıkılır bırakırdım. ama şimdiki ben, gayet zevkle okudu. yaş aldıkça didaktik türüne olan tahammülüm artıyor galiba. eser güzeldi, cümlelerin devrik olması ve şiir havası vermesi hoşuma gitti. sindire sindire okunacak türden bir kitap, ama herkese tavsiye edilmez.
1000Kitap
ErmişHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202385,3bin okunma
Şebek Romanı
Puan vermedi·120 syf.··
2026 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:00
Ayşe Şasa nın Şebek Romanı modern insanın manevi ikilemlerini ve hakikat arayışını, gerçeküstü bir dille ele alır. İnsanın kendinden yabancılaşmasının ve Batı merkezli materyalist düşüncenin kişiyi nasıl "şebekleştirerek" fıtratından kopardığını işler. Genel olarak tasavvufi bir uyanışı ve arınma yolculuğunu anlatır.
Alıntı
Şebek RomanıAyşe Şasa · Ketebe Yayınları · 2023335 okunma
Reklam
Reklam