Bazı kitaplar vardır; bittiğinde uzun süre etkisinden çıkamazsınız. Bazıları da vardır ki elinizden bıraktığınız anda geriye pek bir şey kalmaz. Ne yazık ki
3 Haziran Pazartesi sabahı🖤💐 Vera pencereden giren güneşle erkenden uyanır, ama yataktan çıkmaz, sessizliği bozmak istemez. Saat yedi buçuğa doğru Nazım Hikmet kalkar. Yarı çıplak, her zamanki gibi
Kabul edelim ya da etmeyelim hepimiz bu hayatı sandığımızdan daha çok seviyoruz. Çoğu zaman hayattan yakınıyoruz fakat yine de yaşamaya, umut etmeye ve yarını beklemeye devam ediyoruz.
Uzakları merak eden, hayallerinin peşinden gitmek isteyen bir kuzgun...
Tabii ki kuzgun hayallerine ulaşıyor fakat bunun için acı da olsa bazı bedeller ödüyor. Dönüş yolunda kertenkele ile tatsız bir karşılaşma yaşanıyor. Devamında ise hayat hikayelerinden, yaşadıklarından anılar.. Sonu acı bitse de o kadar çok ders çıkarıyoruz ki kitaptan. Bol bol altını çizdiğiniz cümleler oluyor. Kitapta insan karakter yok. Fakat insani olarak ne çok ders çıkarıyoruz okuyunca daha iyi anlıyorsunuz.
Roman olarak geçiyor kitap fakat daha çok anlatı şeklinde, felsefik ve yaş düzeyi biraz daha yetişkine hitap ediyor bence. Okunup tahlil edilmesi gereken bir kitap. Keyifli okumalar diliyorum.