Yutkunup özlem, hayal kırıklığı ve sevgiden oluşan o vahşi karışımı içime atıyorum.
Alıntı
Bu kadar hayal kırıklığı bir karakter daha görmemiştim
6/10
·96 syf.··
2026 45. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 00:44
33 yıl önce askere gitmemek için kendi ülkesinden kaçan ve vatandaşlık almadan yıllarca düşman ülkede yaşayan ve kendi ülkesine mektup yazan Mendel karakola götürülür Teğmen: Bir yabancı olarak durumunu neden hemen yetkililere bildirmedin Mendel : Neden durup dururken ihbar edeyim Binbaşı : Duyuruları da mı okumadın Mendel : Hayır Binbaşı : Peki gazeteleri de okumuyordun Mendel : Hayır (ama ona yürüyen ansiklopedi derlerdi ne kadar ironi) Demek ki sadece okumak yetmiyormuş sadece okuyarak da insan aydınlanmıyormuş. Mendel! Sahaf Mendel! Dünyanın kitaplarını yalayıp yutmuş Mendel tam bir aptal cahil imiş. Müthiş hayal kırıklığı, kitap okuyacak diye içinde bulundukları savaşa rağmen bir gazete sayfası okumaktan aciz..okumayı sadece kitaptan ibaret sanan okuyan aptal cahil!!!!
Duygu ve Düşünce
Sahaf MendelStefan Zweig · Martı Yayınları · 201812,7bin okunma
Güçlü kadınların gözleri çoğu zaman biraz hüzün taşır. Çünkü hayat onlara erken öğretmiştir; her savaş kazanılmaz, her insan kalmaz, her söz tutulmaz İşlerini yürekten yaparlar, sorumluluklarından Kaçmazlar. Dışarıdaki fırtınalara karșı dimdik dururlar kimse, gecenin sessizliğinde verdikleri mücadeleyi bilmez. Herkes onların ne kadar güçlü olduğunu konuşur; oysa bazen onlar da sadece yorulduklarını söyleyebilmek isterler. Bazen yüksek sesle haykırmak, bazen her şeyi geride birakıp uzaklaşmak isterler. lyiyim' demekten vazgeçmek ve birilerinin gerçekten gelip, 'Bekle, yalnız değilsin. Geliyorum." demesini duymak isterler. Kalplerini kolay kolay açmazlar. Çünkü çoğu kez güvenmiş, çoğu kez hayal kırıklığı yaşamışlardır. Bu yüzden duvarlarının ardında hem kırgınlıkların hem de sevgilerini saklarlar. Çünkü güçlü kadınlar acı çekmeyen kadınlar Değildir; acılarına rağmen yürümeye devam eden kadınlardır..
1000Kitap
Sonrası hep hayal kırıklığı...
“Peki bunu bana niye yapıyor! Bunu bana neden yapıyor?” Hayatının kalanı boyunca özneleri değiştire değiştire bu soruyu defalarca soracak Fidan. Her defasında böyle inanamayarak. Ama bu ilk. Sonraları görecek ki ne Hayal böyle olsun istemişti ne diğerleri. Kimse kimseye çok da bilerek zarar vermiyor. Herkes ilkin kendini düşünüyor sadece. Ve sonra bir tür can havliyle birbirinin omuzlarına basıyor, birbirinin omuzlarında yükselmeye çalışıyor. En çok da kendisine yardım etmeye çalışanların, en yakınlarının... Niyeyse kimsenin aklına el ele tutuşup denizden birlikte çıkmak gelmiyor.
Sayfa 260 - Everest·Kitabı okudu
Alıntı
Bu onun çocukluğunun son ağlama kriziydi; en sonuncusu ve en kontrolsüzüydü. Hayatında son defa kendisini zayıf bir şekilde gözyaşlarına teslim edecekti. O hayal kırıklığı ve öfke anında her şeyi ağlayarak dökmüştü: Güven, sevgi, inanç, saygı… Bütün çocukluğunu döküp atmıştı. 
Sayfa 64
Kitap Alıntısı