Kapitalizmin çarkları arasında ezilip parçalanan insanlığın en büyük çelişkilerinden biri, artık mutluluğun satın alınabilir bir meta olarak görmesi. "Mutluluk endüstrisi" denen bu modern zaman fabrikası; duygularımızı ürünleştiren, onları paraya dönüştürmeye çalışan bir pazarlama ustası gibi. Kendimizi market raflarına konmuş bir ürün gibi hissettiğimiz bu dönemde, mutluluğumuzu da kredi kartı limitlerimize göre ayarlıyoruz artık.
Sayfa 89·Kitabı okudu
Alıntı
Zenginliğe düşkünlük üzerine
"Mutluluk bir meta olarak satın alınmak zorunda olsaydı, haklı olabilirdiniz."
Sayfa 163·Kitabı okuyor
Bir Yazar Bir Kitap
BEN SÖZLERİ * Ben de bu dünyaya düşmüş biriyim. Kimi zaman şeytan dokunmuş düşünü hayra yoramayan Havva, kimi zaman af dileyerek kırk yıl gözyaşı döken Âdem gibiyim. 15 * Parmaklarımın ucunda
TİMAŞ
İnsanların 'duygusal kuplelere' olan tutkusu, aslında kendi acılarını bile birer meta haline getirme çabasıdır. Acı, eğer estetik bir ambalajla sunulmazsa katlanılamaz olur. Popüler kültür, bu travmatik Gerçek’i evcilleştirip bize 'tüketilebilir bir hüzün' olarak geri satar. Gerçek bir sitem ise, ambalajı reddettiği için her zaman 'tatsız' bulunur.
Meta Fetişizmi
Marksçı meta fetişizmi kavramını netleştirmemiz gerekir. Bir ilk yaklaşım olarak denebilir ki meta fetşizmi : “ insanların gözünde fantastik bir biçime, şeyler arasındaki belirli bir toplumsal ilişkidir.”
Sayfa 39
Yabancılaşma
“Ben de biliyorum. Tıraş makinesine de ihtiyacım yok. İnsan gözü önünde böyle dizi dizi mal görünce, ihtiyacı olsun olmasın, canı çekiyor.” Kapital düzenin en iyi anlatımı olabilir bu cümle.
Sayfa 491 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı