Puan vermedi·64 syf.··
2026 33. kitabı
SİBEL DÜLGER – YOKUŞTAKİ EV Selam arkadaşlar, nasılsınız? Okumalarınız nasıl gidiyor? Bugün sizlere kitaplığıma konuk olan çok özel bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Bu mecrada tanıştığım ve hayatı kitaplarla örülü olan sevgili arkadaşım Sibel Dülger’in kaleminden Yokuştaki Ev Dokuz öyküden oluşan bu kitap, hayatın farklı yerlerinden geçen kadınların hikayelerini bir araya getiriyor. Kimi zaman görünmeyen, kimi zaman kırılan, kimi zaman yeniden ayağa kalkmaya çalışan kadınların sesi oluyor. Her öyküde başka bir duyguya, başka bir yaraya, başka bir umuda dokunuyorsunuz Yazarın dili oldukça sade ve akıcı. Cümleler doğrudan kalbe ulaşıyor. Bazı satırlarda bir annenin sessizliğini, bazı satırlarda bir kadının kırgınlığını, bazı satırlarda ise yeniden filizlenen bir umudu hissediyorsunuz. Özellikle kadınların iç dünyasını, görünmeyen yüklerini ve hayata tutunma çabalarını anlatan öyküler beni oldukça etkiledi. Birçok hikayede insan kendinden ya da hayatından bir parça bulabiliyor. Çünkü bu kitap yalnızca karakterleri anlatmıyor, çoğu zaman susulan, ertelenen duyguları ve içimizde taşıdığımız kırgınlıkları da anlatıyor. Ben her zaman kitap okurlarının ortak bir hayali olduğuna inanırım. Bir gün kendi kitabını eline almak, kendi cümlelerinin başka hayatlara dokunduğunu görmek @1kitap.1kahveee canım senin bu hayali gerçekleştirdiğini görmek beni çok duygulandırdı. Yıllarca okuduğumuz kitapların arasında artık senin kitabını görmek bir kitap dostu olarak bana ayrı bir mutluluk verdi Bir kitabın sayfalarını çevirmek başka, o sayfaların bir arkadaşının kaleminden çıktığını bilmek bambaşka bir duygu. Hayallerin cesaretle birleştiğinde ne kadar güzel sonuçlar doğurabileceğini görmek ise çok kıymetli. Senin adına çok gurur duydum. Kalemin daim, okurun bol olsun canım
Yokuştaki EvSibel Dülger · Portal Kitap Yayınları · 202643 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 00:00
​Geçmişte büyük fırtınalar yaşamamış, hayatın durgunluğuna alışmış otuz yaşlarında bir kadın ve ona hayran yirmi yaşında genç bir delikanlı… Roman, bu iki karakterin etrafında o kadar dolu dolu ve yoğun bir psikolojik dille ilerliyor ki, sayfalar anında akıp gidiyor. ​Her şey, otuz yaşındaki bu kadına, kendisinden yaşça küçük olan delikanlının aşık olmasıyla başlıyor. Kadın ilk andan itibaren sürekli devasa ikilemler arasında sıkışıp kalıyor: Toplum ne der? Ya gören, duyan olursa? Bu aşk mantıklı mı? Ancak tüm bu rasyonel korkulara ve toplumsal baskılara rağmen kalbi, onu adeta bir girdap gibi genç aşığına doğru sürüklüyor. En sonunda mantığının sesini susturuyor, ikilemlerine teslim oluyor ve o da gönlünü bu tehlikeli aşka kaptırıyor. ​Fakat asıl hikaye ve psikolojik yıkım, bu ikilemlerin ve korkuların çığrından çıkmasıyla başlıyor. Aşkın getirdiği o ilk mutluluk, yerini kısa sürede yakıcı bir güvensizliğe bırakıyor. Kadının zihni, "Ya günün birinde beni kendi yaşlarında genç bir kadınla aldatırsa? Aslında bu onun en doğal hakkı, ne diyebilirim ki?" düşünceleriyle kemirilmeye başlıyor. Bu noktadan sonra kadının gözleri adeta tamamen kör oluyor; aşkı, delice ve hastalıklı bir kıskançlığa dönüşüyor. ​Cemil Süleyman, bu aşamadan sonra okuyucuya bir aşk hikayesi değil, kıskançlığın ve yaşlanma korkusunun insan psikolojisini nasıl parça parça ettiğini sunuyor. Kadının iç dünyasındaki bu amansız savaş, onu hem sevgilisine karşı bir canavara dönüştürüyor hem de kendi sonunu hazırlayan bir melankoliye sürüklüyor. "Siyah Gözler", insanın en karanlık dürtülerinden biri olan kıskançlığı ve zamana yenik düşme korkusunu muazzam bir tahlille anlatan, bitirdiğinizde bile sızısı devam eden bir Servet-i Fünun klasiği.
Siyah GözlerCemil Süleyman · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20264,059 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·517 syf.··
2026 12. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 04:01
İnsanın kendini var etme mücadelesini anlatan güçlü bir yaşam hikâyesidir. Martin’in yoksulluktan çıkıp kendini eğiterek toplumda yer edinme çabası beni derinden etkiledi. Ancak roman, başarıya ulaşmanın her zaman mutluluk getirmediğini de acı bir şekilde gösteriyor. Martin Eden karakterinde azim, hırs, yalnızlık ve hayal kırıklığını bir arada görüyoruz. Toplumun insanı sahip olduğu değerlere göre değil, statüsüne göre yargılaması romanın en çarpıcı yönlerinden biri. Kitabı okurken birçok kez insanın gerçekten ne için yaşadığı ve başarıdan ne anladığı üzerine düşündüm. Bence Martin Eden, insanın kendi sınırlarını zorlamasını öğütlerken aynı zamanda körü körüne hırsın ve toplumsal onay arayışının insanı nasıl yalnızlaştırabileceğini de anlatan, her okuyucunun kendinden bir parça bulabileceği etkileyici bir başyapıttır.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,3bin okunma
-BEN BOĞULMAKTA OLANIM,ARTIK BATMAKTAN KORKMAM-
8/10
·406 syf.··
Beğendi
·
2025 176. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2025 00:00
Yahya Sinvar-Diken ve Karanfil (Bir Komutanın Kaleminden) Kitap İncelemesi Yahya Sinvar’ın İsrail hapishanelerindeki uzun tutsaklık yıllarında, oldukça zor ve kısıtlı imkânlar altında parça parça kaleme aldığı Diken ve Karanfil romanını bitirdiğimde, sadece bir direniş hikâyesi okumuş gibi değil; bir halkın elli yıllık kederini, onurunu ve sarsılmaz iradesini bizzat tecrübe etmiş gibi hissettim. Bu eser, 16 Ekim 2024’te tüm dünyanın zihnine kazınan o son direniş anında, yaralı koluna rağmen düşman dronuna sopa fırlatarak teslim olmayan bir adamın, dünyayı sarsan hayatının ve ruhunun kâğıda dökülmüş halidir. Sizinle bu sarsıcı kitaptan yaptığım, her biri birer hayat dersi niteliğindeki alıntılar eşliğinde bu eseri neden mutlaka okumanız gerektiğini paylaşmak istiyorum: "Ey insan, evet, bir dakikalık onur ve şeref içinde yaşamak, işgal askerlerinin çizmeleri altında bir ömür yaşamaktan daha değerli..." Sinvar bu satırları yazarken aslında 1962’de Han Yunus Mülteci Kampı’nda başlayan ve ateşle örülmüş hayatının felsefesini ortaya koyuyordu. Onun için özgürlük sadece çalınmış bir hak değil, acıdan doğan ve sabırla şekillenen bir fikirdi. Bu kitap, onuru her şeyin, hatta canın bile önünde tutan bir ruhun manifestosudur. "Kısa sürede kamp bir 'Direniş Akademisi’ne dönüştü: Bir çadırda Filistin davası tarihi dersleri, diğerinde güvenlik bilimleri ve sorgu teknikleri, bir başkasında cihat ve şehitlik fıkhı, okuma-yazma kursları ve Arapça hat sanatı eğitimleri veriliyordu." Hikâyeyi küçük Ahmed’in gözünden izlerken, mülteci kamplarının sadece sefalet yuvaları değil; gençlerin altı aylık idari gözaltı sürelerinde bile kendilerini her alanda geliştirdiği devasa birer bilinçlenme merkezi, yani bir "direniş akademisi" olduğuna şahitlik ediyorsunuz. Sinvar, siyasi
Otobiyografi
Diken ve KaranfilYahya Sinvar · Vera Kitap · 20251,052 okunma
Hayatımızı gerçekten yaşanır kılan şey nedir?
7/10
·296 syf.··
2026 42. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 10:23
Yaşam ile ölümün kıyısında, sonsuz olasılıklarla dolu bir kapıyı aralamak ister misiniz? Hayatımızda verdiğimiz küçük ya da büyük kararların, seçmediğimiz yolların bizi nereye götüreceğini kaç kez düşündük? Başkahraman Nora Seed; kedisini kaybetmiş, işinden kovulmuş, ilişkileri çıkmaza girmiş ve hayata dair tüm bağlarını yitirmiş hissettiği bir dönüm noktasındadır. Aldığı üst üste kötü kararların yükü altında ezilen Nora, yaşamına son vermeye karar verdiğinde kendisini zamanın akmadığı, gece yarısında sabitlenmiş devasa bir kütüphanede bulur. Bu kütüphane, Nora’ya yaşayabileceği tüm alternatif hayatları deneme şansı sunar. Nora, kütüphanedeki raflar arasında gezinirken aslında kendi pişmanlıklarıyla yüzleşir. Mutluluk sadece "mükemmel" sandığımız seçimlerde mi gizlidir? Hayatımızı gerçekten yaşanır kılan şey nedir? Seçmediğimiz yollar, elimizdekilerden gerçekten daha mı güzel? Gece Yarısı Kütüphanesi, sadece Nora'nın değil, kendi hayatının "keşke"leri arasında kaybolmuş herkesin kendinden bir parça bulabileceği bir kitap. Umut, yaşama sevinci, pişmanlıklar, kaygılar, sevgi, dostluk ve çok daha fazlası var bu kitapta. Eğer şu sıralar hayatın ritmini kaçırdığınızı düşünüyor ve bir yolculuğa çıkmak istiyorsanız, bu kitaba mutlaka şans vermelisiniz. Kitapla, umutla ve sevgiyle kalın.
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,7bin okunma
Çok güzeldi
10/10
·193 syf.··
Beğendi
·
2026 144. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 21:56
Selam kitap dostlarımm Bugün sizlere duygu dolu, samimi ve sıcacık bir kitapla geldim. Demli Keder, kimi zaman şiirlerin dizelerinde, kimi zaman kısa hikâyelerde, kimi zaman da duygu dolu mektupların satır aralarında karşımıza çıkan bir iç yolculuk. Bu kitapta kendinizden mutlaka bir parça buluyorsunuz. Bazen özlemin içinde, bazen yalnızlığın kıyısında, bazen de hayatın telaşı arasında kaybolmuş duygularınızda... Yazar; farkındalık, kabulleniş, sevgi, mutluluk, sadakat, yalnızlık ve insan ilişkileri üzerine içtenlikle kaleme aldığı yazılarla okuru kendi dünyasına davet ediyor. Günümüzün bitmek bilmeyen koşuşturmacasında durup nefes almayı, kendimizi dinlemeyi ve hayatın küçük güzelliklerini fark etmeyi hatırlatıyor. Kitabın en sevdiğim yanlarından biri, sohbet eder gibi ilerleyen anlatımı oldu. Sanki yazar karşınıza geçmiş, bir fincan çay eşliğinde içini döküyor ve siz de onun en yakın sırdaşı oluyorsunuz. Özellikle günlük yaşamın içinde fark etmeden kaybettiğimiz sakinliğimizi, sürekli bir yerlere yetişmeye çalışırken unuttuğumuz dinlenme ihtiyacımızı anlatan bölümler oldukça etkileyiciydi. Kitap; kısa yazılarla başlayıp şiirlerle devam ediyor, ardından duygu yüklü mektuplarla son buluyor. Şiirlerde ise aşk, özlem, bağlılık, umut, yalnızlık ve içsel sorgulamalar ön plana çıkıyor. Sevilen bir insana duyulan derin sevgi, geçmişte kalmış aşklar ve insanı hayata bağlayan küçük umutlar satırlara yansıyor. Yazarın dili oldukça sade ve akıcı. Bazı sayfalarda yer alan görseller de kitaba ayrı bir güzellik katmış. Yarım kalmış cümleler, söylenemeyen duygular ve sessizliklerin arasına gizlenmiş hisler, kitabın ruhunu oluşturan en önemli unsurlardan biri. İçten, samimi ve duygulara dokunan kitapları seviyorsanız, Demli Keder'e mutlaka bir şans vermenizi öneririm.
Demli KederBeyhan Keskin · MKB Halk Kütüphanesi Yayınevi · 20262 okunma