Müzik tutkunu iki kalp: Julia ve Lorenzo.
İkinci Dünya Savaşı'nın parçaladığı hayatlar...
Notaların ardındaki sır dolu bir geçmiş...
İtalya'da bir antikacıdan aldığı müzik kitabı ve onun içinden çıkan vals eseri Julia'nın hayatını bir anda kâbusa çevirir.
Büyüleyici ve hüzün dolu bu şarkıyı evde çalmaya başladığında üç yaşındaki kızı Lily akıl almaz davranışlar sergiler. Bunun üzerine Julia, şarkının geçmişindeki sırları araştırmaya başlar. Julia, geçmişi kurcaladıkça kendini tehlikenin tam ortasında bulur. Bizler de bu notaların peşinde onunla birlikte 1940'lı yılların İtalya'sına doğru bir yolculuğa çıkarız. İşte böylece Lorenzo ve Laura'nın hüzünlü hikâyelerine konuk oluruz.
Kitabın en sevdiğim kısmı da geçmişin anlatıldığı bu sayfalardı. Lorenzo'nun hüzünlü hikayesi Julia'nın macera dolu hikâyesiyle birleşiyor ve elinizden bırakamayacağınız bir yolculuk başlıyor.
Kitaba adını veren ateşin aşk ateşi olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bu ateşin ne olduğunu öğrendiğinizde şarkının neden bu kadar hüzünlü olduğunu da anlayacaksınız.
Yazar, bu kez tarihi bir olayı polisiye kurgu içerisinde anlatmış. Açıkçası bunda da oldukça başarılı olmuş. Yazarın tarzının dışında olsa da yine çok severek okuduğum bir Tess kitabıydı. Aşk, tarih, soykırım, aksiyon ve müzik bir arada. Kesinlikle tavsiye ederim.
Kitaplı günler.