Spoil & spoisiz inceleme.
8/10
·624 syf.··
2026 97. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 18:00
Selamlarr. Öncelikle şunu belirteyim ki benim gibi daha önce Dilara'dan Ölüler Konuşamaz kitabını okuyup pek sevemediyseniz bu kitabına kesinlikle şans vermeniz lazım. Ben ölüler konuşamaz'ı neredeyse 2 yıl önce falan okudum. Hikaye gerçekten güzeldi ama sonda çokta mükemmel bir ters köşe olmadığı için sevememiştim. İncelemeye geçmeden önce şunu belirteyim ki SPOİLER var! Kitabı okumadıysanız bu incelemenin bazı kısımlarını okumayı önermiyorum. Burada SPOİLER yok. -------------------------- Şimdi, öncelikle kitap aşırı derecede akıcıydı. 600 küsür sayfa ve puntosunun küçük olmasına bakmayarak ben 1 buçuk günde falan bitirdim. En azından biraz hızlı okuma alışkanlığınız varsa eminim sizde çabuk bitirirsiniz. Yazım dili mükemmel değildi ama gayet yerindeydi. Vasat diyeceğim şekilde kötü değildi en azından. Betimlemelerin de çoğunu beğendim. Gelgelelim ki kitap da klişe olan bazı sahneler de vardı. Bunları okurken bazen gözlerimi devirmedim değil :D Şuna da belirteyim ki kitap 2 kişinin dilinden anlatılıyor. İkizler olan Mira ve Lina'nın dilinden. İlk başlarda biraz kafam karıştı kim kim diye ve ya hangi zaman dilimindeyiz diye ama sonra alıştım artık. Karakterlere gelecek olursak ben Lina ve Ege çiftini Mira ve Poyraz'dan daha çok sevdim. Lina ve Ege yan karakterler sayılmasada hikaye onların üzerine kurulu olmadığı için birnevi yan karakter sayılıyorlar ama. Mira ve Poyraz'ın ilişkisi bana biraz toksik çift vibe'sı verdi. Hele Poyraz'ın bazı odun haraketleri :) SPOİLİ kısıma geldik. -------------------------- Kitap da 2 tane ters köşe vardı. Ancak ben diğer okurların incelemelerinden okuduğum kadarı ile insanların daha çok şaşırdığı ters köşeye değil diğerine şaşırmışım galiba hahshs. Katilin Tuna çıkması beni aşırı hayal kırıklığına uğrattı. Çünki ben Dilara'dan daha
1000Kitap
Kayıp YansımaDilara Keskin · İndigo Kitap · 2025259 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2026 60. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 12:30
Albert Camus ve Camus’nün ilkokul öğretmeni olan Louis Germain ile olan mektupları. Açıkçası Camus seven bir okur olarak bu içten mektupları okumak beni sevindirdi. Kendimi Camus’ye bir tık daha yakınlaşmış hissettim. Ayrıca öğretmen-öğrenci ilişkisi okumayı seviyorum. Aralarındaki o samimi bağ bana kendi hayatımdan bazı kısımları hatırlattı. Kitabın 40 sayfası mektuplardan, kalan 20 sayfası ise Camus’nün tamamlanmamış romanı olan İlk Adam’dan bir kısım. Mektupları okuduktan sonra Jacques’in öğretmeni olan Bernard’ın şüphesiz Germain olduğunu anlıyoruz. Hatta Camus bazen öğretmenden bahsederken Bernard yerinde Germain diyor…
“Sevgili Bay Germain,”Albert Camus · Can Yayınları · 202512 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
8/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 14:38
Gece Yarısı Kütüphanesi’nin ardından Gece Yarısı Treni’nin de bıraktığı hisleri sevdim. Hatta Gece Yarısı Treni’ni ilk kitaba göre bir tık daha fazla beğendiğimi söyleyebilirim. Wilbur Budd adlı bir kitabevi sahibinin hayatındaki keşkelere ve iyikilere tanık oluyoruz bu eserde. Bir noktadan sonra Wilbur’a ikinci bir şans veriliyor. Hatalarını düzeltmesi adına. Bu noktada eminim ki okuyan herkes aynı noktayı düşünmüştür: Hayat denilen kumar sadece bir defa oynanıyor, ya bize de ikinci bir şans verilseydi? Bu şansımızı nasıl kullanırdık? Yoksa hayatın güzelliği tek seferlik yaşanıyor olmasından mı kaynaklanıyor? Bu sorular dönüp durdu zihnimde okuma boyunca. Hep ölünce hayatımızın gözlerimizin önünden bir film şeridi gibi akıp gideceği söylenir. Kitapta sevdiğim noktalardan biri de bu detay oldu. Dili yine oldukça akıcı. Gece Yarısı Kütüphanesinde bir noktadan sonra ihtimalleri okumak biraz sıkılmama sebep olmuştu ama bu kitapta her şey bence dozundaydı. Bir noktada Nora Seed ile karşılaşmak hoş bir sürpriz oldu. Zamanda yolculuk kavramını sevenlere ve merak edenlere gönül rahatlığı ile tavsiye ederim.
2026 Okuma Raporları
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026393 okunma
9/10
·448 syf.··
2026 48. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 02:11
Bir yazarı ilk kez okuyacak olmak bazen kitabın kendisinden bile daha fazla heyecanlandırıyor insanı. Benim için de bu kitap, Osman Balcıgil ile ilk tanışma kitabım oldu. Uzun zamandır kalemi hakkında övgü dolu yorumlar okuyordum. Hatta o kadar merak etmiştim ki, hangi kitabıyla başlamam gerektiğini bile uzun uzun düşünmüştüm. Sonunda yolumuz bu kitapta kesişti ;) Bildiğimiz tarih sayfalarını tekrar anlatmıyan, aksine sayfaların arasına saklanmış fikir ayrılıklarını, güç mücadelelerini ve perde arkasında yaşananları bir roman kurgusuyla okurun karşısına çıkarmış yazarimiz. Cumhuriyet'in henüz çok genç olduğu yıllarda; devrimler, ülkenin geleceğine yön vermeye çalışan insanlar, siyasi dengeler ve bunların arasında ilerleyen bir casusluk hikâyesi... Osman Balcıgil'in beni etkileyen, yorumlardada sikca rastladigim en beğendiğim yönü gerçek tarihi kişileri kurguya yapay durmayacak şekilde dahil edebilmesi..Kitap boyunca tanıdığımız,aşina oldugumuz isimleri yalnızca tarih kitaplarında okuduğumuz kimlikleriyle değil, dönemin içinde yaşayan insanlar olarak görmek beni ayrıca heyecanlandırdı. Arada "Acaba bu olay gerçekten yaşandı mı?" diye düşünmeden edemedim. Sanırım benim bu kitaptan beklentim biraz daha farklıydı. Daha yüksek tempolu, olayların peş peşe aktığı, beni sayfaların içinde koşturacak bir tarih romanı okuyacağımı düşünmüştüm. Ama kitap daha çok dönemin fikir dünyasına, siyasi atmosferine ve karakterlerin yaşadığı kırılmalara odaklanmısti. Belki de bu yüzden okurken zaman zaman durup düşünmeme neden oldu.. ama buna rağmen kitabın bende bıraktığı en güzel his, yakın tarihe farklı bir pencereden bakabilmek oldu. Çünkü bazen bir dönemi anlamak için sadece tarih okumak yetmiyor; o dönemin insanlarını, korkularını, ideallerini ve verdikleri mücadeleyi de tanımak
Devrimciler ve Süs BebekleriOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 202636 okunma
Puan vermedi·48 syf.··
2026 27. kitabı
Yazarın “Görünmeyen Döngü” serisinden okuduğum beşinci kitabı oldu. Dili sade, okuması kolay tabiri caizse bir kahve içerken bitecek bir kitap. Yazar her kitabında farklı bir dini veya öğretiyi ele alıyor. Bu kitabında da Tibet Budizmini işlemiş. Keyifle bir çırpıda okudum. Fakat doğruyu söylemek gerekirse okuduğum en iyi kitabı mıydı? Hayır. Akıcı sade bir anlatım ama fazla yüzeysel kaldı sanki. Kısacık bir kitaptan yoğun bir anlatım beklentim yoktu gerçi ama diğer kitaplarını daha önce okuyup daha çok beğenince beklentim bir tık daha yükselmişti. Ama yine de sevdim. Yazarın bu serisindeki diğer kitapları da okumaya devam edeceğim. Keyifli okumalar dilerim.
MilarepaEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 2026363 okunma
Beş parasızlığın empatisi
Puan vermedi·244 syf.··
2026 1. kitabı
Bir otelin veya restoranın bulaşıkhanesinde günlük ücretle çalışıp durumu empati haline getirmek istiyorum. Ama ben bunu sadece deneyeceğim. Hayatımda yapmak zorunda olduğum bir durum olarak belki de hiçbir zaman gerçekleştirmeyeceğim. Gerçekleştiremeyeceğim ! Çok mu büyük konuştum? Benzer niteliklerim çok aslında karakterle. Öğrenci olmak,Türkiye de öğrenci olmak. İstanbul'da beş parasız... Olmadı gibi. Yok yok fazla abartılı oldu. Bi tık üstü mü desek? Değişkenlik gösteriyor. Ama söz bulaşık yıkamanın nasıl bir his olduğunu deneyimleyeceğim. Ve bunu yaptıktan sonra tekrar döneceğim bu yazının altına. George Orwell
Duygu ve Düşünce
Paris ve Londra'da Beş ParasızGeorge Orwell · Can Yayınları · 20248bin okunma