Hayatta karşımıza çıkan imtihanların yaşadığımız olaylar değil, o olayın bizde uyandırdığı duygular olduğunu görürüz. Çünkü aynı olayın farklı kişilerde tesiri aynı değildir. Ve olayları imtihanımız kılan, her birimizde farklı şekillenen bu bakış açılarıdır. Mesele çocuğumuza sabretmek yanılgısından çıkıp, o an hissettiğimiz öfkeye sabretmektir.
Evladımızın sahibi de, terbiye edeni de Yüce Mevla'dan başkası değildir. Ve her ebeveyn "ben/benim" dediği her bir anı kendine imtihan vesilesi edecektir.
Dini ve akli ilimleri araştırmak için yerine getirdiğim bilgiler ve izlediğim metotlar sayesinde Yüce Allah'a, peygamberliğe ve âhiret gününe dair kesin bir iman elde etmiştim. Bu üç iman esasının köklü bir şekilde nefsime yerleşmesi, yazılmış belirli bir delille değil, bilakis ayrıntılı olarak anlatılamayacak sebepler, karineler ve tecrübelerle gerçekleşmişti.
Hakiki ilim, kişinin Allah'a karşı saygısını, korkusunu ve ümidini arttırır. Böylece onunla günahları arasında engel oluşturur. Ancak insanoğlunun zaman zaman işlemekten kurtulamadıkları hatalar bunun dışındadır. Bu durum imanın zayıflığına delalet etmez. Mümin elbette sınanır ama sürekli tevbe hâlindedir. Günahta ısrar etmekten ve ayak diremekten uzak durur.