راحلة × râhile

Rasûlullah'ın ﷺ Kelboğulları'nı İslâm'a Davet Etmesi
Muhammed b. Abdurrahman b. Husayn anlatıyor: Peygamber ﷺ Kelb kabilesinin konakladığı yere gitmiş ve orada Kelb kabilesinin bir boyu olan Abdullahoğullarına uğramış, onları Allah'a imân etmeye ve İslâm'ı tebliğ edinceye kadar kendisini korumalarını istemiş hatta, "Allah ﷻ sizin babanıza ne kadar güzel bir isim vermişč dediyse de onlar Rasûlullah Efendimiz'in tebliğini ve korunma talebini kabul etmemişlerdi. Canım Peygamberim ya. Canım. Senin nafiliğine nezaketine kurban olurum ben.
Sayfa 140 - Semerkand·Kitabı okuyor
Din
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ah bu insanlar, yükselmeğe doymuyorlar!
Sayfa 6 - Timaş Yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
Harika ya. :) Nakl ederler kim Ebu Dâvud ayıttı yazmışam Şol ki canlar cennetinin ravzasına hûr olur Tâ ki beş yüzbin ehâdis-i nebîden yazmışam Lîki cümle dört hadisinden geri mahsûr olur Evveli bu inneme’l-a‘mâlü bi’n-niyyât’dır Kim amel niyetsiz olsa bâtıl u medhûr olur Bu durur ikincisi kim âşikârâdır helal Hem haramlar bellidir kim işlemek mahtûr olur Hem helâl ile haramın ortasında şüphe çok Bilmez onu şol kişi kim kendüye mağrur olur Kim sakınsa şüphelerden dîn ü ırzın sakladı Şol ki düştü şüpheye düşer harâma hor olur Ol kişi benzer çobâna korkudur kim nâgehân Ger koruya vâki ola ona şerr ü şûr olur Pes dedi her pâdişâhın korusu vardır bilin Korusu Hakkın mehârimdir kim ol menkûr olur Hem bilin dedi cesedde var durur bir pâre et Ol kaçan sâlih olursa hep cesed mebrûr olur Ol kaçan fâsid olursa hep cesed eder fesâd
Din
Sahâbe-i Kirâm'ın Özellikleri Hakkında Rivâyet Edilenler
Abdullah b. Ömer'e (radiyallahu anh), Rasûlullah'ın ﷺ ashâbının gülüp gülmediği sorulduğunda, "Evet, onlar da gülerdi ancak onların kalplerinde bulunan imân yüce dağlardan bile daha büyüktü." diye cevap verdi.
Sayfa 67 - Semerkand·Kitabı okuyor
Din
Resulullah'ın Konuşması
" Resulullah gerekmedikçe konuşmazdı sözü vecizdi. (...) sessizliğe uzun uzun sürerdi. (...) Sözleri efradını cami ağyarını mani nitelikteydi. Açık seçik konuşur ama fazla konuşmaz, sözü eksik de bırakmazdı. Yumuşak huyluydu. Kaba, tahkir edici bir kimse değildi. Küçük de olsa her nimeti tanzim eder, saygı gösterirdi. Hiçbirr nimeti horlamaz, kalbinde onlara karşı bir rağbet olmadığından da boşuna methetmezdi. (...) Konuşmalarıyla el hareketleri birbirine uyumluydu. Konuşurken sağ elinin baş parmağının iç kısmını, sol avucuna vururdu. Öfkelendiğinde kızmadan sadece yüzünü çevirdi. sevinince gözünü kısar ve tebessüm ederdi. Tebessüm ettiğin de mübarek dişleri dolu tanesi gibi bembeyaz gözükürdü. (...)"
Sayfa 59·Kitabı okuyor
Din