Otu boku takip edeni takip etmeyi bıraktım
Sizi kadere bırakan kişiler maalesef ki hiç sevmemiştir. İnsan sevdiği kişi için çaba gösterir. "Zamana bıraktım olacaksa olur" gibi şeyler söyleyip hiçbir şey yokmuş gibi davranmaz, unutmayın bunu.
Reklam
Kendimi saklamayı bıraktım. Beğenilmek için değil, kendime sadık kalmak için nefes alıyorum. Mükemmelliği kovalamıyorum; sahiciliğin sıcaklığını, kırıkların içindeki ışığı tercih ediyorum. Çünkü sahte bir kusursuzluktan çok, gerçek bir varoluşun yükünü taşımayı seçtim.
1000Kitap
Yazmak Yetmez Nasıl Yazdığın Önemlidir
13-18 yaşlarım arasında yaklaşık beş yıl boyunca günlük tuttum. O dönem bunun bana iyi geldiğini düşünüyordum. Ancak zamanla yazdıklarımın beni ileri taşımaktan çok geçmişteki duygulara ve olaylara bağladığını fark ettim. Sürekli aynı düşünceleri ve hisleri tekrar etmek, bazı yaraların iyileşmesine değil, canlı kalmasına neden oluyordu. İşte o noktada günlük yazmayı bıraktım. Daha sonra yazmanın yalnızca duyguları boşaltmak için değil, aynı zamanda düşünce biçimini geliştirmek ve değişim yaratmak için de kullanılabileceğini öğrendim. Yazının dönüştürücü gücüne dair yöntemleri ve teknikleri keşfettikçe, nasıl yazdığımın ne yazdığımdan daha önemli olduğunu fark ettim. Kendime farklı sorular sormaya, olayları farklı açılardan değerlendirmeye ve çözüm odaklı yazmaya başladım. Değişim de tam olarak burada başladı. Çünkü yazmak tek başına iyileştirmez; nasıl yazdığınız, neyi beslediğiniz ve dikkatinizi nereye yönlendirdiğiniz belirleyici olur. Not: Dilerim ki bu yazdıkların bir farkındalık oluşturur ve size faydası olur. İnsan denen varlık karışık zor ama “insanlığı” çok seviyorum.
Duygu ve Düşünce
İlk başta bilmezdim, sorardım" neden sen?" Diye. Sonra akışına bıraktım. Şimdi ise beynimi öldürmemek için kalbimi öldürmeyi seçtiğimi anladım. Ama sonucunda ikisini de kaybettim.
Ayan beyan ortada değil mi haykırışlarımız Sancılı olsa da varoluşlarımız Haa ayrılıklarımız Hangi şarkıda, hangi yüz Hangi tebessüm hatırlatmadı ki seni bana Uzağımdaki yakınlığım benim, kaçışlarım hep sana Titreyen kalemimden dökülen mısralarım Başımı yastığa koyduğumda canlanır hatıralarım Olmasa ne olur, ne çıkar Ne kaldı ki sanki yanıma kâr Bir avuç umudu çok gören ey nazlı yâr Sanma ki yüreğimde küllenmiş sevdam, hâlâ yanardağ Kaçtıklarıma yakalandım, hep tek çıkmaz sokağımdın Kimseler bilmedi bendeki hüznün kederini Soluğu kesilmiş yarınlar bıraktım, kendimden kaçtım Tebessüme hep borçlu kaldım O da hiç sormadı bana derdimi Dürüp büksem heceleri Yine de gelirsin bana sormadan geceleri Sevdanın en gizemli, en sitemli hâli Ağzıma almadığım yeminleri çiğnemedim ki Avazımın çıktığı yerde susar Yine sana koşar içimdeki deli Hiç olmak ne demek, hiç... Boğazın düğümlenmesi, nefes alıp da konuşamamak Acılar yarışmaz, bilirim de Sevdanın ben miyim son neferi Ne hacet, kadere değil kırgınlığım Peyderpey eksilen ben miyim Yoksa bendeki sen mi
Şiir
Reklam
Reklam