İNCELEME DENEMESİ
"İnkar çok kıymetli bir savunma biçimi. Kendi bütünlüğünü. O bütünlük ne kadar yarım yamalak kırık dökük olsa da. İnsan hayatta kalabilmek için bir şeylere, iyi bildiği şeylere tutunmak zorunda. Kendi gerçekliği içinde tutarlı kalmalı tutunarak. Bir kez dağılırsa, hakikat parçalanırsa ... Tutunmadan yaşayamayan varlıklarız biz. Yer çekimi yokmuş gibi mutlaka bir şeylere tutunmak zorundayız. İnkar aile geleneğimiz. Tutunduğumuz elimizden gidince inkar ediyoruz hakikati. Ne kadar inkar etmek istesek de hakikat çok keskin, tartışılmaz ve yok sayılamaz olabiliyor. Çok acımasız. Ben böyle acımasızlık görmedim. O yüzden inkar ettim. Bir kalbim olduğunu."
Kitapta beni en derinden yaralayan ve karakterlerin psikolojilerini de en çok açıkladığını düşündüğüm paragragraf oldu bu paragraf. Yazar karakterlerin psikolojik altyapılarını da öyle güzel hazırlamış ve öyle yerli yerine oturtmuş ki… Ayrıca tahlillerini de zaman zaman kendi yapmış, serpiştirivermiş kitaba.
Başta karakterleri tanımakta zorlansam da sonradan içine çekildim tüm hikayenin. Dışarıya kendini kapatan, yardımları kabul etmeyen, kendi içlerinde yaşayan üç neslin sesini dinledim. Belki de bu yüzden bana kendilerini açmaları zaman almıştır diye düşünmeden de edemedim doğrusu.
Anneanne Sabiha, anne Sezin ve kız Füsun. Ortak özellikleri alıntıda da söylendiği gibi kaçınma. Zaman zaman benzer zaman zaman zaman farklı acılar yaşasalar da hep aynı şekilde, kaçınarak, problemleriyle savaşmışlar. Herkes kendi bildiğince yaşar acısını, en iyi bildiği yöntemle çözer.
Karakterlere yakından bakacak olursak Sabiha kişiliğini güzellik üzerine kurmuş, kendilik kavramını bu temeller üzerine oturtmuştur. Yangın sonucu yüzünün yarısını kaybeden Sabiha, kocası tarafından da terk edilmiştir. Tüm