Cengiz Aytmatov| Elveda Gülsarı
Ünlü Kırgız yazarı, çevirmen, gazeteci, ve politikacı Cengiz Aytmatov'un en güzel romanıdır Elveda Gülsarı.
Daha önce Toprak Ana, Cengiz Han'a Küsen Bulut ve Beyaz Gemi'yi okumuştum.
Aytmatov, Sovyet Birliği'nin baskılarından dolayı anlatmak istediklerini sembollerler kullanarak anlatmıştır.
Sovyet Birliği, kültürel asimilasyonu gerçekleştirmek için çeşitli metotlar uygulamaya koymuştur. Bunların en önemlisi olan kültür ve eğitim ile çok oynamıştır.
Sovyetler Birliği'nin Türkleri asimile etmek için uyguladığı siyasete Cengiz Aytmatov sadece Türklerin anlaycağı milli
semboller kullanarak engel olmaya çalışmıştır. Aytmatov, milletin tarihi boyunca kazandığı sosyal,
kültürel, ahlaki, edebi, askeri yani bütün maddi ve manevi zenginliğini eserlerine yansıtmıştır.
Eserlerinde milletin temel mülkü olan milli hafızaya ait efsanelerden, destanlardan da yararlanmayı ihmal etmemiştir.
Yazar hemen her eserinde Kırgız Türk Kültürünü yansıtmıştır. Bu eserinde de, atasözlerine ve efsanelere yer vermiştir.
Ayrıca yazar bu kitapta, atçılık ile ilgili birçok kelimeye yer vermiştir.
Elvada Gülsarı kitabı, Tanabay adında eski bir asker ile cins ve ünlü bir yorga atının yaşam serüvenini anlatır.
Romanın ana konusu ne kadar Gülsarı gibi görünsede aslında atın sahibi ve Kırgız köylüsünün yaşamına da değinir.
Tanabay ordudan ayrıldıktan sonra yılkıcılığa başlamıştır. Baktığı atlardan biri olan Gülsarı, türüne ender rastlanacak çok değerli bir yorga atıdır. Tanabay için Gülsarı'nın ayrı bir yeri vardır.Gülsarı çok güzel ve iyi bir atdır,
üzerine binen sahibini gururlandırır. Gülsarı, etraftaki bütün dikkatleri üstüne çeken bir gösterişe sahiptir.
Tanabay, Gülsarı'ya çok iyi bakmışır. Gülsarı bütün yarışlarda birinci olur ve ünlenir. Bir gün yılkıların ve