Sakin bir balıkçı köyünde genç bir kadın cinayeti ile başlar her şey. Dünyadan elini eteğini çekmiş emekli inşaat mühendisiyle genç, güzel ve meraklı gazeteci kızın tanışmasına da bu cinayet vesile olur.
Cinayetin nasıl işlendiğini öğrenmek isteyen güzel
gazeteci, mühendisin kendisine gerçekleri anlatacağını düşünür. Fakat mühendisin her gece anlattığı masal tadında hikayeler bitmez, en heyecanlı yerinde durur ve hep bir sonraki güne kalır. Gerçeği öğrenmek isteyen gazeteci kız bir türlü mühendisin yanından ayrılamaz.
Kurguyla gerçeğin karıştığı bir roman. Modern Binbir Gece Masalları da diyebiliriz. Sonu tamamen sizi şaşırtacak..
"İnsan soyu zayıf, kırılgan, ölümlü, her türlü hastalığa, kazaya, acıya açık ama kendini avutarak yaşıyor, bunları unutuyor. Işte anahtar kelime bu; hayatıı özü, büyük sırrı; olmazsa olmazı: Unutmak, eğer unutmak diye bir şey olmasaydı, yaşam da olmazdı.
İnsan unutmadan hayatını sürdüremez."