Seda

Seda
@bircalikusuu_
A <3
Puan vermedi·93 syf.··
2026 3. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2026 00:02
“Bazı umutlar vardır, insanı ayakta tutar bazılarıysa insanı yavaş yavaş tüketir.” Yaşar Kemal’in Hüyükteki Nar Ağacı romanı, ekmek parası uğruna yola çıkan insanların hayalleriyle gerçekler arasındaki derin uçurumu anlatıyor. Nar ağacı ise bu hikâyede sadece bir ağaç değil; tutunulan son umut, vazgeçilmeyen bir inanç gibi… Okurken insanın içini burkan bir gerçeklik var: Herkesin bir umudu var ama herkes o umuda ulaşamıyor. Kısa ama etkisi uzun süren, düşündüren bir kitap.
Hüyükteki Nar AğacıYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20186,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·280 syf.··
2026 1. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2026 19:29
Sakin bir balıkçı köyünde genç bir kadın cinayeti ile başlar her şey. Dünyadan elini eteğini çekmiş emekli inşaat mühendisiyle genç, güzel ve meraklı gazeteci kızın tanışmasına da bu cinayet vesile olur. Cinayetin nasıl işlendiğini öğrenmek isteyen güzel gazeteci, mühendisin kendisine gerçekleri anlatacağını düşünür. Fakat mühendisin her gece anlattığı masal tadında hikayeler bitmez, en heyecanlı yerinde durur ve hep bir sonraki güne kalır. Gerçeği öğrenmek isteyen gazeteci kız bir türlü mühendisin yanından ayrılamaz. Kurguyla gerçeğin karıştığı bir roman. Modern Binbir Gece Masalları da diyebiliriz. Sonu tamamen sizi şaşırtacak.. "İnsan soyu zayıf, kırılgan, ölümlü, her türlü hastalığa, kazaya, acıya açık ama kendini avutarak yaşıyor, bunları unutuyor. Işte anahtar kelime bu; hayatıı özü, büyük sırrı; olmazsa olmazı: Unutmak, eğer unutmak diye bir şey olmasaydı, yaşam da olmazdı. İnsan unutmadan hayatını sürdüremez."
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 2024126,4bin okunma
10/10
·200 syf.··
2025 9. kitabı
Evlenip aynı çatı altında yaşıyorlar diye karı koca olur mu insanlar? Aynı ana babadan oldular diye birbirlerine sahiden kardeş olur mu çocuklar? Yıllar kalbini dağlasa da içlerindeki o kor söner mi aşıkların? Her şeyi aşikâr olanların sakladıkları sırlar daha mı çoktur? Kıymetli @serminyasarofficial kaleminden tek solukta okuyacağınız bu kitap bana şunu hatırlattı: İnsan her şeyi anlatmak zorunda değil ama yaşadıklarını inkâr ederek de iyileşemiyor. Bazen susmak bir korunma biçimi oluyor, bazen de insanın kendinden uzaklaşmasının en sessiz yolu. Söylenmeyenler bir yerde birikiyor ve zamanla yük hâline geliyor. Herkesin dışarıya gösterdiği bir yüzü var. Güçlü görünen, toparlanmış, her şey yolundaymış gibi duran... Ama insanın bir de sadece kendisinin bildiği tarafı var. Kırıldığı, anlamlandıramadığı, geçmişten taşıdığı duygular. Bu kitap, o tarafla yüzleşmenin ne kadar zor ama ne kadar gerekli olduğunu hissettiriyor. Belki her şey konuşulmak zorunda değil. Bazı şeyler gerçekten "bilmesinler" diye saklanıyor. Ama insanın kendine karşı dürüst olması gerekiyor. Çünkü kendinden gizlenen her duygu, bir süre sonra yorgunluk olarak geri dönüyor. İçimizde sessizce büyüyen sorular, cevapsız kaldıkça ağırlaşıyor. Bu kitabı okurken şunu düşündüm: İyileşmek bazen anlatmakla değil, fark etmekle başlıyor. Ne yaşadığını kabul etmek, hissettiğini küçümsememek, susarken bile kendini inkâr etmemek... Belki de asıl mesele bu. Bilmesinler. Ama sen bil. Çünkü insan, en çok kendinden sakladıklarında yorulur.
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,1bin okunma
Puan vermedi·211 syf.··
2025 4. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2025 15:01
•| Issız bozkırın ortasından geçip giden bir otobüs, Otobüsün ardı sıra uçup gelen bir uçurtma.. Kitap mükemmel bir kasaba tasviri ile başlıyor. Bu satırları okurken çardak kahvesinde sandalyenizi çekip demli bir çay içiyor, mahallenin havadislerini dinliyor, meydan çeşmesinin şırıl şırıl akan suyunun sesini duyuyorsunuz. Mavi Kuş bir otobüs ve bu otobüsün yolcularının ayrı ayrı hikâyeleri anlatılıyor. Her bir yolcu bir hayat demek, Mavi Kuş’ta bunları okuyorsunuz. Kitabı okurken Mavi Kuş’un aslında bütün kusurlarıyla dünya olduğunu ve içindeki yolcuların da bu dünyanın renkli hayatları olduğunu düşündüm. Ayrıca kitabı okurken kendimi de Mavi Kuş’ta bir yolcu olarak hissettim. Hepsinin hallerine yakından şahitlik ettim. Eğer siz de hikaye seviyorsanız,kısa ancak etkili bir kitap arıyorsanız tavsiye ederim. Bu arada kitabın sonu sürprizli :)
Duygu ve Düşünce
Mavi KuşMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 201114,9bin okunma
8/10
·114 syf.··
2025 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2025 10:50
•| Mustafa Kutlu’nun Uzun Hikâyesi, rayların üzerinde akıp giden bir ömürden ziyade, onurlu bir duruşun destanıdır. Kitabın kahramanı Bulgaryalı Ali, elindeki daktilosu ve yüreğindeki sarsılmaz adalet inancıyla, haksızlığın olduğu hiçbir “durakta” inmez; aksine her sürgünü bir madalya gibi göğsünde taşır. Oğluyla kasaba kasaba dolaşırken aslında mekanları değil, insanlığın o eski, naif ve bozulmamış yüzünü arşınlarlar. Bu hikâye, “kazanmanın” dünyevi makamlarda değil, başı dik bir şekilde trene binip gidebilmekte olduğunu fısıldar bize. İncecik cüssesine sığdırdığı bu derin yolculuk, unutulmaya yüz tutmuş bir merhamet ve sadakat tohumu eker yüreğimize. Ali’nin yenilgileri aslında vicdanın zaferidir; çünkü o dünya malını değil, oğlunun ve şahit olduğu insanların sevgisini biriktirmiştir. Kitabın kapağını kapattığınızda kulağınızda uzaklaşan bir tren sesi, boğazınızda tatlı bir yumru ve ruhunuzda “iyi insanlar hâlâ var” umudu kalır; işte bu yüzden bu hikâye bitmez, okuyanın içinde yaşamaya devam eder…
Duygu ve Düşünce
Uzun HikâyeMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 202345,5bin okunma