“Gel hadi,” dedim omzunu pışpışlayarak. “Kimse teşekkür etmese de hakkımız olanı alalım.”
Tek kaşını kaldırıp omuzuna vuran elime baktı. “Beni kaçırıyor musun?” diye sordu. “Hem de şiddet uygulayarak.”
“Sonuçta senden daha güçlüyüm.” Elimde değilmişçesine omzumu indirip kaldırdım.
“Güçsüz birine karşı ne acımasız bir tutum.” Dudaklarını birbirine bastırıp başını ağır ağır iki yana salladı. “Seni acımasız ve zalim ve utanmaz ve kötücül yaratık...”
“Güzel,” diye ekledim yürümeye başlayarak.
“Ne güzel?”
“Acımasız, zalim, utanmaz ve güzel yaratık diyecektin...”
“Ve kibirli...”
Omzumun üzerinden ona dönüp “Birileri şeytanın en sevdiği günah olduğunu söylemişti,” diye göz kırptım.