bugün, martın 12. günü, saat gece 03:01…
ne kadar acıyor canım, bir ben bilirim.
Necip Fazıl ile ideolojik olarak tamamen zıt olsak bile, benim acıma ortak oluyor ya, yeter.
‘Aylarca gezindim, yıkık ve şaşkın,
Benliğim bir kazan ve aklım kepçe.
Deliler köyünden bir menzil aşkın,
Her fikir içimde bir çift kelepçe.Niçin küçülüyor eşya uzakta?
Gözsüz görüyorum rüyada, nasıl?
Zamanın raksı ne, bir yuvarlakta?
Sonum varmış, onu öğrensem asıl…’
cansın Necip.
ÇileNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 202125,1bin okunma
bir büyük masal ki, sonu hiçlikle biter…
uyumaya çalışırsınız. uyumak ve unutmak? bazen uyku ve unutuş, ne kadar kurtarıcıdır. önümüzde ise aşılacak daha nice uzun yollar var…
Bundan 5-6 yıl önce Timon ile tanıştım. ah benim talihsiz yoldaşım, Timon’um… Candaşım.
Bu eserde insan yanlısı Timon’un insan düşmanı Timon’a dönüşmesini; dönemin siyasi ve toplumsal, dini, manevi, maddi kavramları da ele alarak işlenmesini konu alınıyor.
Kitabın adının Atinalı Timon (aslen Atinalı Timon’un Yaşamı) olmasına rağmen eserin, oyunun sonunda Timon’a dair çok az bilgimiz olur. Onu tanımayız. Tanımaz mıyız? Aslında biraz ütopik gelecek ama Buda nasıl hepimizin içindeyse, kendimizi gerçekleştirmek bizi Tanrı yapacaksa, Timon da bizim içimizde. Güvenir, sever, maddi manevi tüm varlıklarını sevdiklerine verir ve sonuç? Hüsran, hiçlik.
Timon hayatımın büyük bir parçası, güven sorunlar yaşadığımda Timon’a gelirim, ağlarken, gülerken, yalnız kaldığım bugün de… İnsan kaçkını Timon bile beni daha çok sever birçoğundan.