Ben çoktan kapadım o defteri...
Lakin defter kapanmıyor... Mazi hiçbir vakit bizi büsbütün terk etmiyor. En umulmadık yerde birden karşımıza çıkıveriyor.
Okuması ayrı bir zevk verdi, akıcılığı güzeldi ama konuyu ele alış biçimine göre sonlara doğru karakterlerin benliklerinden uzaklaşıp o karaktere uymayan şeyler yapmaları hikayeyi bitirmek için kurgulanmış bir son olduğu izlenimini uyandırdı. Kısa kesmek için böyle bitmiş gibi hissettim. Sanki Zehra'nın hikayesi orada kalmamalıydı.
"Fyodor Dostoyevski, insanın ancak acı çekerek olgunlaşacağını söyler. Bu açıdan bakılınca İstanbul'un benim hayatımda çok önemli bir yeri var. Çünkü ben bu şehirde olgunlaştım."