Ateşli bir hastalık geçiren kadın karakterimiz hayatına giren dört önemli kişiyi ve bu kişilerle yaşadığı anlıları bizimle paylaşıyor. Minimalist ama duygusal bir dile sahip İsveçli yazarımız Ia GENBERG bu dört kişi üzerinden aşk, arkadaşlık, ebeveynlik gibi temaları ele alırken, insan ilişkilerindeki küçük ama etkili detayları kendi anıları eşliğinde okura sunuyor. Eski sevgili( Johanna), yakın arkadaş( Niki), eski bir aşk( Alejandro) ve annesi(Birgitte) ile yaşadıklarını; kronolojik bir zaman çizgi yerine, aklına geldikçe anlatıyor. Bu anlatım biçimi ile zamanın ve insan ilişkilerinin üzerimizde bıraktığı etkiyi, otobiyografik tatta bir kurgu içinde aktarıyor. Kendine has yazış tarzıyla İskandinav edebiyatının güçlü kalemlerinden olan Genberg, okuru yönlendirmekten özellikle kaçınıyor. Ancak anlattığı detaylar ve anılar okurun kendisini metnin içinde bulmasını sağlıyor. Kitap oldukça akıcı, birçok karakterde “Ben de bunu yaşamıştım, böyle hissetmişim”, diyebileceğiniz noktalar var. Okura daha az yargılayan ve insan ilişkilerinde daha anlayışlı olmayı teşvik edecek bir bakış açısı kazandıracağını düşünüyorum. Her ne kadar hayatımızın belli dönemlerinde ilişkilerimizi noktalasak da, aslında yaşanmış hiçbir ilişkinin tam anlamıyla bitmediğini; geçmişte bir yerlerde var olmaya devam ederek bizimle bugüne geldiğini görüyoruz. Küçük detay içeren anıların, gelecekte aklımıza geldiğinde üzerimizde nasıl etkiler yarattığını fark ediyoruz. Detaylar çok olaylı ya da çok büyük etkiler yaratmayı amaçlayan bir kitap değil.Ama eğer doğru zamanda size eşlik ettiyse, ve sindire sindire ilerleme fırsatınız olursa, okuduğunuz cümleleri düşünecek zamanları ve üzerine yorumlama yapabilecek zamanları yaratabilirseniz bence oldukça keyif alacağınız bir kitap. Okumak isteyen herkese