Dilek Kaya

Dilek Kaya
@birhukukcuu
● Faculty of Law’25 ️
Sağlıklı insanlarda psikoloji yoktur. Bütün bilgi ızdıraptan doğar: "Izdırap her zaman sebepleri sorgular, oysa keyif daha çok, olduğu yerde durmaya ve geriye bakmamaya meyillidir.” İnsan "ızdırabın içinde zarifleşir". Sürekli eşeleyen, törpüleyen ızdırap ruhun toprağını alt üst eder. Yeni zihinsel meyveye hareket ve canlılık vermeye muktedir olan ise bu toprağı süren, iç dünyanın altını üstüne getiren o acıdır ancak. "Zihnimizin nihai kurtarıcısı o büyük ızdıraptır ancak. Bizi en son derinliğimize inmeye zorlayan sadece odur." Neredeyse ölümle burun buruna gelmişse biri, kendisi hakkında şu onur verici sözleri söyleyebilir: "Yaşam hakkında epeyce bilgim var. Çünkü onu kaybedeceğim anlara pek çok yaklaşmıştım."
Sayfa 44·Kitabı okuyor
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ceza avukatı -"O cinayet ve ihanet zanaatçısı" diyordu Napoleon- iş avukatından farklı olmalıdır. Bir kere olsun, hayalinde cinayetin köklerini bizzat tatmamış biri, bir katili nasıl anlayabilir? Toplumsal düzenin her yanını beyninde arşınlamamış biri, onu nasıl savunabilir? Adalet görevlisi, tıpkı Orta İmparatorluk sanatçısı gibi, "erkeğin adımını, kadının endamını ve on bir kuşun duruşunu bilmelidir".
Sayfa 108 - Metis Yayınevi·Kitabı okudu
Andre Gide'in Normandiya deneyimi Moskova deneyimi kadar dikkate değer. Cinayet Mahkemesi Anıları'nda şöyle yazar: "Mahkemelerin ezelden beri karşı konulmaz bir etkisi olmuştur üzerimde. Yolculuğa çıktığımda, bir kentte beni muazzam çeken dört yer vardır: park, pazar yeri, mezarlık ve Adalet Sarayı ... Ama şimdi tecrübelerime dayanarak biliyorum ki adaletin tecellisini dinlemek ya da o tecelliye bizzat katkıda bulunmak, bambaşka. İnsan adaleti ne belirsiz ve güvenilmez şeymiş. işte on iki gün boyunca içim daralarak hissettiğim bu oldu."
Sayfa 41 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Bakara sûresi, bir devletin içine inerse o devlet hukuk devleti olur, bir insanın içine inerse, o insan hukukun üstünlüğüne inanan medeni bir insan olur.
Sayfa 19·Kitabı okuyor
Otoriter, yoz, insanın elini kolunu bağlayıcı öğütler veren basmakalıp sözler, bunlara zaman zaman hiç beklenmedik biçimde değer atfedilip inciler adı verilse de, dünyayı kasıp kavuran en şiddetli vebalardan bile tehlikeli ve zararlı bir salgındır. Kafası karışık olanlara, ‘Kendini bilmek gibi erdem olmaz’, deriz, sanki insanın kendini bilmesi, dört işlem adıyla anılan aritmetik hareketlerinin en zor ve karmaşık, üstelik adı sanı bilinmeyen beşinci kardeşi değilmiş gibi, çevresinde olan bitene kayıtsız kalanlara, ‘Azimli s.çan mermeri deler’ , deriz, sanki dünyanın acı ve acımasız gerçekleri her gün bu sözün aksini kanıtlamıyormuş gibi ve kararsızlara, ‘Başlamak bitirmenin yarısıdır’, deriz, sanki başladığımız nokta gevşekçe sarılmış bir yün çilesinin apaçık önümüzde duran ucuymuş ve onu çekmeye başladıktan sonra çilenin sonuna rahatça ulaşacakmışız, üstelik bu arada hiç kördüğüme, eprimiş yünlere rastlamayacak, bir basmakalıp söz daha kullanacak olursak, sessiz sedasız çile dolduracakmışız gibi.
Sayfa 59·Kitabı okudu