“…Dışarıda, Komiser Niemans’ı yeni bir sürpriz bekliyordu. Sokak lambasının ışığında, otomobiline yaslanmış bir adam, onu bekliyor gibiydi. En az onun kadar iri, uzun rasta saç örgülü, renkli takkeli, keçi sakallı. Mağripliye benzeyen bir tip.
-Komiser Niemans? diye sordu, komiser aralarında birkaç adım kalıncaya kadar yaklaşınca.
Mağripli elini ceketinin cebine soktu. Niemans hemen silahını çıkarıp doğrulttu:
-Sakın kıpırdama!
Mağripli sakin bir sesle konuştu:
-Ağır olun komiser. Adım Karim Abdouf. Polis teğmeniyim. Yüzbaşı Barnes sizi burada bulacağımı söyledi…”.