Nietzsche, "Açıkça görülüyor ki gökte ve yeryüzünde başlıca işimiz uzun zaman
ve aynı yönde boyun eğmektir; bunun sonunda örneğin
erdem gibi, sanat, müzik, dans, us, düşünce gibi, uğrunda yaşam çabasına değen bir şey, değiştiren bir şey, incelmiş çılgın ya da tanrısal bir şey çıkar," diye yazdığı zaman, büyük bir ahlakın kuralını gösterir. Ama uyumsuz
insanın yolunu da gösterir.
Yaşanılanlar, görülenler ve öğrenilenler ne kadar acı olursa olsun, macera insanoğlu için büyük bir nimetti. Çünkü dünyadaki en büyük mutluluk, bu Dünya'nın
şahidi olmaktı.
Beyaz çiçeklerle dolu bir armut ağacının yanından geçtim.
Ayışığıyla aydınlanan nehirde bir balık sıçradı. Her adımla hafifliyordum. Boğazımda bir duygu işiyordu. Ne olduğunu anlamam biraz vakit aldı. O kadar uzun süredir yaşlı ve müsamahasızdım ki. Pişmanlıklar ve seneler beni yekpâre bir taş gibi
biçimlendirmişti. Ama sadece döküldüğüm bir kalıptı bu. O biçimde kalmak zorunda değildim.
Bir zamanlar tanrıların ölümün zıttı olduğunu düşünmüştüm ama artık her şeyden daha ölü olduklarını görüyorum çünkü hiç değişmiyorlar ve hiçbir şeyi ellerinde tutamıyorlar.
Sayfa 393 - Kirke sonsuzluğun karanlığındansa sonun aydınlığını istiyor