Gülhan ÜNLÜSOY

Gülhan ÜNLÜSOY
@birkitapbinhazine
Gerçekten de kelimeler mekân ve zaman bağlamında değer ifade ediyorlardı. Mahalsiz ve vakitsiz söylenen söz lakırdıdan öte geçemiyordu. Düşünmeden konuşmak nişan almadan ateş etmeye benziyordu. Ataların kuralımı tekrar edip sustum: "Söz gümüşse sükût altındır." “Kimseye güvenmiyorsanız neye sahipsinizdir ki?” “İnsanın kalbini huzura erdiren en büyük erdem masumiyettir.” “Hayat, arkadaşının sevincini kendi sevincin kabul ettiğin vakit güzelleşir.”
Reklam
Puan vermedi·224 syf.·
2026 11. kitabı
İskender Pala
8.7/10 · 1.209 okunma
Ama şafak sökmeden uyanırım ve senin gittiğini anlarm. Elimde değil, elimde değil, eğer ağlarsam hoşcakal dediğini hatırlarm. -Salgu, demek ki senin alnın kızardığında yetişkin oluyorsun. Peki, insanın kalben büyüdüğünü nasıl anlayabiliriz? Bazen içimin bir parçasının on bir yaşında takılıp kaldığını hissediyorum. -Belki de hepimizin içinde sonsuza dek çocuk kalacak bir yer vardır. O yer ki anılarla yaşamaya devam eder. Hatırladığın çocukluk, içinde hâlâ yaşıyor.
Neden? Bunca şeyi nasıl yapabildim? Belki de dünyada gerçekten sorun olarak gördüğüm şeyleri yaşadığımı düşündüğüm içindir, bizlerin tür olarak devamlılığını sağlayacak daha değerini bile bilmeden benden çalınan şey için. Belki de her bir olayda intikam için öldürdüm, kıskançlık nedeniyle elimdeki gücü kullanarak ödettirdiğim bir geçiş ücreti, benimle birlikte büyüyenlerin çoktan geride bıraktığı ancak benim asla erişemediğim şey: Yetişkin olmak.