“Bilgi benim için bir seyrüsefer kabinası gibi .Ne vakit kütüphaneye gitsem,böyle bir hisse kapılıyorum.Öğretmenlerin oynadığı rol,bu kabinanın içindekileri sistematik bir şekilde öğretmekten ibaret ...Yani onlar sadece rehberlik yapıyorlar ,o kadar...Bilgi denen şey onların kafalarının içinde değil .Bilgiyi icat eden,yaratan da onlar değil.Her şey o kabindesin ve onlar oradan nasıl yararlanılacağını biliyorlar.Onların görevi,bu kabinaya giren ve normal şartlar altında orada kaybolabilecek olan yabancıları yönlendirmekten ibarettir .Ben ise kaybolacak biri değilim.Benim yön duygularım çok güçlüdür .”
“İddia edildiği kadar iyi bir şey değildir,
İnsanoğlu için bira.
Ne kadar çok içerse bir adam,
O kadar az bilir ne yaptığını
“İçmenin varsa tek iyi yanı,
O da, sarhoş adamın bile en sonunda aklını başına toplaması.”
“İhanet, Edda şiiri Hávamál'ın da temalarından biridir. Bu şiirde Odin, erkeklerin ve kadınların birbirlerine ihanet etmeleri hakkında alaycı bir tarzda düşüncelere dalıp kendi dünyevi deneyimlerinden söz eder:
“Sadık olmayan bir kadını sevmek,
Kaygan buz üstünde nalsız at sürmek gibidir,
İki yaşında, ateşli ve vahşi;
Ya da şiddetli bir fırtınada, dümensiz bir gemiyi yönetmeye
benzer.
Veyahut karları eriyen tepelerde rengeyiği avlayan bir topal gibi.
Ama ardından dürüstçe eklemeyi de ihmal etmez:
O halde, şimdi konuşayım açıkça. Bilirim ben her iki tarafı da.
Erkeklerin aklı, her daim kadınlara hainlik etme peşinde.
Niyetimiz hiç de masumane olmadığında, konuşur görünürüz
dobra dobra;
İşte budur aldatan en arif kalpleri bile.”