Bu güzel kitapla ilk olarak sosyal medyada karşılaştık. Beni tam olarak hangi özelliği çok etkiledi hatırlamıyorum. Belki hakkında yapılan övgüler ve yorumlar, belki de yalnızca kapağı… Sonrasında kitabı alıp aynı zamanda okuduğum 100 kitabın arasına “aman 101. kitabım olsun ne olur ki,” diyerek ekleyip başladım. Çok doğru bir zamandı. Kitabın tamamına yakınını metroda, marmarayda ya da otobüste okudum ancak kitaba odaklanmakta sorun yaşamadım. Anlatış tarzı ve bahsedilen olaylar… Sanki çok yakın olduğun bir insanla konuşuyor, onun tarafından yazılan bir mektubu okuyormuşsunuz gibi hissettiriyor. Yazılanlar, herhangi bir duygu kırıntısı dahi karşı tarafa tamamıyla aktarılıyor. İsterseniz duygusal olmayan biri olun ki bu hiç fark etmez, etkileyici ve duygusal bir yoğunluğa sahip yani bu kitapla beraber duygusal birine bir süreliğine dönüşebilirsiniz. Aslında bir günlük, bir deneme, anı gibi bir türe sahip kendisi. Benim de okumaktan ve yazmaktan çok zevk aldığım türler. Bu türleri seversiniz ya sevmezsiniz fark etmez ama bu kitabı seversiniz. Eğer dinlemek isterseniz yanında Patti Smith sesiyle bir 'Smells like teen spirit’ ya da diğer Patti Smith şarkıları da çok güzel gidiyor, önereyim. Çok üzülerek belirtmeliyim ki kendisiyle kitabı sayesinde tanışmış olduk. Kötü olmadı aslında yalnızca biraz geç ama sonuçta ben ve bu değerli hanımefendi henüz hayattayız. Ah bu arada en önemli kısım şu ki, yazarımız hatırladığım kadarıyla 100’e yakın kitaptan bahsetmiş. Hepsinin notu alındı ve okunmak için sıraya eklendiler. Sonuç olarak kesinlikle tavsiye edilir. Çok değerli ve etkileyici bir kitap.