“‘İnsanın başına gelen en şaşırtıcı şey yaşlanmaktır’ diyen kimdi?”
Bilmiyorum, dedim. Hiç duymamıştım bu lafı. Ama öyle olmalıydı. Yaşlanmak insan için ölümden de garip bir şeydi belki, insanın hayal gücünün çok ötesine geçen bir şey. Bir gün birileri çıkıp sana artık bu dünya için biyolojik olarak (ve toplumsal olarak da) gereksiz olduğunu söylüyordu, yok olsan da olur diyordu.
"... Kişi bir şeyi düşünmeyi bırakmayı düşününce, o şeyi düşünmeyi kesmesi neredeyse imkânsızdır çünkü. Bir şeyi düşünmeyi bırakmayı düşünmek de düşünmektir, bu düşünceye sahip olduğun sürece o bir şeyi düşünüyorsundur. Bir şeyi düşünmeyi bırakmak için o şeyi düşünmeyi bırakmayı düşünmenin kendisini bırakmak gereklidir.”
... Gene verandaya oturdum, öğle sonrasının aydınlığında bahçeyi seyrettim. Bundan bıkınca, ellerimi seyre daldım. Ben orospu oldum! dedim kendime; gözlerim ellerime dikilmişti. Kim derdi ki bir gün bedenimi satmaya vardıracağım işi? Ve bu yoldan kazandığım parayla satın alacağım ilk şey, bir çift basket ayakkabısı olacak?...