Bu kitap hayatınıza bir bakış açısı sağlayan hatta daha ileriye götüren insanlar için hayatına öncülük sağlayabilir.
Kitap başlarda hayatta ister istemez belli yaşlarda belli şeyleri başarmak gerektiğini maalesef yüzümüze vuruyor. “Hayat telaşından kaç yaşınıza geldiğinizi fark etmiyorsunuz.” (syf:13) “İnsanların eserlerini 25-40 yaşında vermesi gerekiyor” diyor Ortaylı.
Dostluklar üzerine de konuşmuş. İnsanlar genelde kendi gibi kendiyle aynı fikire sahip olan insanlarala dostluk yapar. Bunun doğru olmadığını söylüyor Ortaylı: “İlla aynı hayat görüşünü paylaştığınız insanlarla dost olacaksınız diye bir şey yoktur. Ben her dostumun hayat görüşünü paylaşmam ama görüşlerinden faydalanırım.” demiştir.
İnsanlar yalnız vakit geçirmeyi bilmeli çoğu kişi yalnız kalamıyor. Hep kendini başka şeylerle meşgul ediyor. Ama yalnız kalmayı bilmeli insan. Ortaylı: “Yalnız kalmayı öğrenirseniz, düşünmeyi de öğrenirsiniz.” demiştir. (syf:50)
Kendinizi geliştirmek istiyorsanız: sadece mesleğinizle ilgili şeylerde değil, başka konularla da ilgileneceksiniz. Okuyacaksınız, gezeceksiniz, tarihinizi bileceksiniz, kültürünüzü bileceksiniz, Dünya tarihini bileceksiniz, Dünya’yı takip edeceksiniz…
Bir şehir nasıl gezeceksiniz sorusuna Ortaylı:
okuyacaksınız, harita bakacaksınız, notlar alacaksınız, fotoğraf çekeceksiniz, defter tutacaksınız demiştir. “Sokaklarında yürümeden çarşısına karışmadan bir şehri anlamak mümkün değildir.” (syf:95)
Ortaylı kitapta Türkiye’de gezilmesi gereken şehirler, yerler, müzeler ve eserlerden bahsetmiştir. Hatta yurt dışına çıkabilicek kişiler için de ülkeler, şehirler, eserler, yerler ve müzelerden bahsetmektedir. “Safranbolu’ yu göremeyen de Anadolu coğrafyasını tanıdığını söylemesin.” (syf:117) “ Bosna’ya gidilmelidir. Çünkü İslamiyet’in en hoş yaşandığı