Selamlıyorum
İnsan olduğumu hatırlamak ve hatırlatmak için. Şapkamla değil başımla. Bir esenlik cümlesi bırakarak nefes aldığımız havaya. Çırpınan kanatları var selamın,tedirginliğin değil dinginliğin işareti. Ben selam vererek bu dinginliği paylaşıyorum seninle. Değerlisin benim için,diyorum. Sen de öylesin benim için, diyorsun bana selamı iade ederek. Farklı yönlere gittiğimize bakıp birbirimizden uzaklaştığımızı sananlar yanılıyorlar. Birbirine selam vermiş iki kişi nerede yaşarlarsa yaşasınlar gökyüzüne baktıklarında aynı çatı altında olduklarını fark ederler. Orada gümüşten bir hilal vardır çünkü. Nereye vurulmuşsa bu mühür orayı aydınlatmış tır. Karanlık şehir aydınlık şehre,karanlık orman aydınlık ormana dönüşmüştür.
Hayal gücü bilinmedik bir durumu canlandırmak için bildik unsurlardan yararlanır ve bu yüzden de, bilinmedik durumu canlandıramaz. Ama duyarlılık, en fiziksel şekliyle bile, yeni olayın uzun süre silinmeyen, özgün imzasını çatallı bir yıldırım çizgisi misali taşır.