H.

H.
@birsaltokur
“Hak edilmeyen iyi şans daima bir tuzak barındırır.” Locke Lamora'nın Yalanları °•° instagram.com/birsaltokur
dpü
Menzoberranzan
Bursa, 22 Ocak
116 kütüphaneci puanı
362 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Çorap ören bir paladin düşünün :')
7/10
·360 syf.··
2026 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 02:32
Stephen, Çeliğin Azizi adı verilen tanrının paladinidir. Paladinler tanrılarına hizmet eden bir tür şövalyelerdir. Çeliğin Azizi yaklaşık 3 yıl önce aniden ve beklenmedik bir şekilde ölür. Tanrının paladinlerinin bir kısmı ya delirmiştir, ya kendini öldürmüştür ya da bir şekilde hayatta kalmayı başarmıştır. Hayatta kalmayı yedi paladin becerir ve bunlardan biri de Stephen'dir. Tanrısız kalan paladinlere Sıçan tarikatı kucak açar ve paladinler hayata tutunmak için bir amaç elde ederler. Tanrısının ölmesinin üstünden 3 yıl geçmesine rağmen Stephen, kendine bir amaç edinememiştir. Ruhundaki boşluğu dolduramadan hayatına boş bir kabuk olarak devam eder. Ta ki Grace ile karşılaşana kadar. Grace, Analık haydutlarından kaçarken kendini paladinin kolları arasında bulur ve ikili bu şekilde bir tanışma yaşarlar. Grace bir parfümcüdür ve Stephen'in kokusuna hayranlık duyar. İnsanın aklına erkek kokusu denilince odunsu ve baharatlı bir koku düşer. Ne var ki Stephan sadece zencefilli kurabiye gibi kokar. :D Bu ikili bir araya gelince siz düşünün gerisini. Gerçekten bu kadar güzel uyumlu, birbirini tamamlayan bir çift çok ender bulunuyor kitaplarda. Ben diyaloglarını okurken hep bir tebessüm eşlik etti bana. Stephen'in korkularını yıkması, Grace'in artık kaçarak bir yere varamayacağını anlaması ve en sonunda da birbirlerine teslim olmaları çok güzel işlenmişti. :') 7 puan vermemin sebebi ise aksiyonun yok denecek kadar az olmasıydı. İşin içinde tanrılar olunca ben beklentiyi biraz yükselttim sanırım. Ama ona rağmen kitap su gibi aktı. Rs döneminde olduğum şu günlerde bana ilaç gibi geldi. :') 2.kitap çıkmak üzereymiş, çıktığı gibi alıp okumayı planlıyorum. Çünkü bu ikilinin başına neler gelecek merak içindeyim. Kitapla kalın.
1000Kitap
Paladin'in AşkıT. Kingfisher · Eksik Parça Yayınları · 20267 okunma
Reklam
Aşk, ciddi bir akıl hastalığıdır.
10/10
·384 syf.··
2026 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2026 00:53
Gecenin bilmem kaçı, ben kitabı bitirir bitirmez aceleyle inceleme yazmaya koyuldum. Neden mi? Çünkü kitap beni yerle bir etti! Bu kadar beğendiğim bir kitabın hemen incelemesini yazıp paylaşmak istedim... Konuyu birazcık özetlemem gerekirse, Psikiyatr Jan Forstner bir gün güller alır. Bu güllerin kız arkadaşı Carla'dan geldiğini sanar ama kısa sürede yanıldığını anlar. Çevresinde ondan bir adım önde olan -hatta iki adım önde olan bile diyebiliriz- takıntılı bir hayranı vardır. Bir düşünün. Her hareketinizden haberi olan, evinizin yolunu bilen, sürekli sizi izleyip gözleyen birinin varlığından haberdar olsanız yaşamınız nasıl olurdu? Bunun düşüncesi bile ne kadar rahatsız edici. Akıl almaz bir şey. Jan Forstner'ın yaşadıklarını okurken adeta bende bu duyguyu hissettim, o gerilimi yaşadım diyebilirim. Her sayfada, her cümlede merakım kabardı da kabardı. Heyecanla okudum kitabı. Hatta sayfanın sonlarına bir göz atıp şu sapık kadının(!) kim olduğuna dair bir ipucu aramak bile istedim. Ama kendimi zor tuttum. İşin heyecanı zaten orada. Bir yerden sonra doğru bir tahmin yürüttüm tabii. Ama o doğru tahmini bulana kadar zorlandım da diyebilirim. Çünkü bu hikayedeki olay bambaşka bir boyuta ulaşmıştı. Hiç beklemediğim şeyler oldu. Klasikleşmiş gerilim kitaplarından çok uzak olan bir kitaptı bu. Hele ki son 50 sayfayı okumak, beni o kadar rahatsız etti ki. Öyle sahneler vardı ki hızlı hızlı sayfaları atlamak istedim. Gerçekten yazara hakkını vermek istiyorum, bu yüzden kitaba tam puan verdim. Uzun süredir böyle güzel, beni içine çeken, bütün duyguları benliğimde hissettiren bir kitap okumamıştım. Jan Forstner serisinin 2.kitabıydı bu. İlk kitabı (Şizofren) bu kadar sevmemiştim, bu kitap nirvana olmuş, benim için mükemmele yakın bir kitaptı. Daha kitabı ne kadar övebilirim,
1000Kitap
OyunbazWulf Dorn · Pegasus Yayınları · 20165,8bin okunma
Kresimir aşkına!
8/10
·486 syf.··
2026 1. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2026 18:17
Uzun zamandır radarımda ve kitaplığımda tozlanan bu serinin ilk kitabını okumuş bulunmaktayım. Ben seni bunca zamandır neden bekletmişim? Neden, nedennn?! :') Çok beğendiğim bir kitap oldu. Böyle sürükleyici bir kitap olmasını beklemiyordum. Sıkılırım diye düşünüyordum. İşte insanın önyargılı olması böyle bir şey. :( Bu arada 18 günde kitabı okuduğum için kendimden utanmıyorum, çünkü geçerli sebeplerim var :D Feldmareşal Tamas -ünvanı ilk defa duyuyorum desem beni yuhlamazsınız umarım- ülkesinin başka bir ülkenin boyunduruğu altına girmesini ve İhtilaflar'ı imzalamamak için krala darbe düzenler. Darbe için bir konseyi vardır, bunlar ülkenin önde gelen belli başlı kişileridir. Bir gün Tamas'a bir suikast düzenlenir ve konseyden kimin hain olduğunu bulmak için emekli müfettiş Adamat'ı görevlendirir. Adamat, ülkede nam salmış emekli bir polis müfettişidir. Darbeden sonra Tamas'ın, Adamat'a verdiği ilk görev Kresimir'in Yemini'nin ne olduğunu bulmasıdır. Kresimir, Adro'nun tek tanrısıdır. Tabii tek Tanrı mı yoksa birçok Tanrı var mı onu ilerleyen sayfalarda görmüş oluyoruz. Bu arada Tamas bir Barut Büyücüsü'dür ve bu kişiler barut kartuşlarını içlerine çekip özel güçlerle donanırlar. Mesela örnek olarak size doğru gelen merminin yönünü değiştirebilirler, mermileri, bıçakları, silahları her türlü metal nesneleri kontrol etme kabiliyetine ulaşırlar. Bu yüzden Barut Büyücüleri'ne karşı havalı silah kullanılır. Bunun dışında üçüncü göz dedikleri olay da vardır. Üçüncü gözlerine dokunup etrafta herhangi bir sihir veya sihirbaz varlığını tespit edebilirler. Sihirbazlar dedikleri kişilere ise İmtiyazlılar deniliyor ve bu kişiler de elementlere hükmediyorlar. Bir kişinin İmtiyazlı olduğunu beyaz eldivenleri ile anlayabiliyorsunuz. İşin içine bir süre sonra Tanrılar da giriyor.
1000Kitap
Kan YeminiBrian McClellan · İthaki Yayınları · 2016222 okunma
2026'nın ilk incelemesi, herkese mutlu yıllar!
7/10
·552 syf.··
2025 28. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2025 17:09
Üçlemenin son kitabını okuyup seriye veda ediyorum. İlk 2 kitap çok güzelken bu kitap niye böyleydi ey yazar?! 2.kitap çok güzel bir yerde kalmıştı, insan merakla 3.kitabı okumak isterken, 3.kitabı okudukça tatmin olmamaya başladım. :( Endura'nın batışından sonra başlıyor kitap ve Citra ile Rowan yine ayrı düşüyorlar. Bir Citra'nın bir Rowan'ın bakış açısından okuyoruz kitabı. Sadece onların da değil birçok yeni karakter vardı bu kitapta ve onlarında bakış açısından gördük olayları hep. Bu durum benim canımı sıktı okurken. Hiç sevmiyorum bu tarz yazılmış kitapları. :'( Onun dışında kitabın finali ise final değildi bence. Hiç ama hiç beğenmedim. Büyük birşey bekledim olsun diye ama olaylar çok sönük kaldı. Bazı şeylerin ucu da açık bırakılmıştı. Mesela Goddard ve Ayn Rand'a ne oldu? 3 kitaptır Goddard'ın gebermesini beklerken adamın geberişini bir türlü göremedik. O tatmini yaşatmadı bize yazar. Citra ve Rowan ise kitabın sonunda yine saçma birşey olup ayrı kaldılar gibi. Aslında ayrı demek yanlış olur ama spoiler olmasın diye böyle demek zorundayım. Okuyanlar beni anlar... Sevmedim ben bu kitabı, olmamış hemde hiç... Seri olarak söylemek gerekirse güzeldi diyebilirim. Şans vermek isteyenler durmasın. :) Kitapla kalın.
1000Kitap
ÇanNeal Shusterman · Juno Kitap · 2025319 okunma
son 80 sayfaya kalbimi bıraktım, gerisi bomboş...
8/10
·488 syf.··
2025 27. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2025 01:26
Bu kitap konusunda duygularımdan pek emin değilim. Sevdim mi sevmedim mi hiç bilmiyorum. Ama sırf son 80 sayfa için verdim bu puanı. Yoksa 6 ya da 7 puan verme niyetindeydim. Sebebine gelecek olursam kitabın en başından beri olaylar hep durgundu. Hiç yükseliş yoktu hep stabil ilerledi konu. Kitapta Ophelie dışında Thorn'u da görmek isterdim. İstediğim kadar diyaloğu yoktu. Kendisi çok sevdiğim bir karakter olduğu için gözlerim her sayfayı çevirişimde Thorn'u aradı. Kitabın sonlarında ise yaktı içimi Thorn. Ophelie'ye dedikleri ve itiraf ettiği şeyler gözlerimi doldurdu. Mecazi anlamda demiyorum, o sahneyi okurken gerçekten gözlerim doldu. :') O soğuk ve sert görünüşünün altında aslında Ophelie'yi korumak için elinden gelen herşeyi yapan bir adam vardı. Hatta olacak düğünlerinden bile vazgeçen bir adam vardı. 3.kitabı alıp okuma gibi bir niyetimin olmadığını düşünüyordum, işte o son 80 sayfa bu düşüncemden vazgeçirdi beni. Sırf Thorn'un başına ne geldi, ne gelecek merakıyla alıp okuyacağım sanırım kitabı. Seri zaten 4 kitap. Son kitapta Türkçeye çevrilince onu da alır okurum gibime geliyor, her neyse 3.kitabın gidişatı belirleyecek bunu. ps: kitabın konusuna hiç değinmedim, konu karışık ve bol spoiler vermek zorunda kalırdım. Kitapla kalın.
1000Kitap
Ayışığı'nın KayıplarıChristelle Dabos · İthaki Yayınları · 202456 okunma
Reklam