Kitabımız Bolu Abant’ta bulunan Kar Küresi isimli psikolojik destek merkezinde yaşanılanları anlatıyor.
Eylül, bir konserin ortasında bayılır ve götürüldüğü doktor tarafından Kar Küresi Psikolojik Destek Merkez’ine yönlendirilir. Ailesinin zorlamaları sonucu gitmek zorunda kalan Eylül, orada kendini bekleyen hem güzel hem de kötü tüm sürprizlerden habersizdir. Başlarda merkezde kalmayı istemeyen Eylül buradaki diğer hastalarla yavaş yavaş arkadaşlık kurmaya başlıyor. Bu merkezde Eylül’ün başına gelen en güzel şey ise Merih oluyor. Sanki doğdundan beri mutlu olmanın ne olduğunu bilmeyen Eylül’e mutluluğu öğretmek, yaşatmak için çıkmış karşısına. Ama ne yazık ki ikilinin yaşamak istediği bu mutluluk Merih’in hastalığından dolayı bazı engeller ile karşılaşıyor. Bu engelleri ortadan kaldırıp birbirlerinin yaralalarını sarmaya çabaladıkları süreçte aslında içinde bulundukları merkezin bildikleri gibi bir yer olmadığına dair bir kaç ipucu yakalıyorlar. Daha sonra Eylül ve Merih bu durumu arkadaşlarıyla paylaşıp hep birlikte gerçeklerin peşine düşerler. Tabi bu yolda onları nelerin beklediğinden hepside habersizdir.
Kitabı okurken çok ama çok keyif aldım. Bazı yerleri okurken bu emoji olurken, bazı yerlerde ise korkudan içim ürperdi. Okurken heyecanla okudum ve bir an önce sona ulaşmak istedim. Ama kitabın sonu bana devamının geleceğini hissettirdi ki umarım öyledir. Çünkü Eylül ve Merih’i neler bekliyor çok merak ediyorum. Okumayı düşünenler varsa gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim.
Keyifli Okumalar.
“Sanki karanlık bir ormanın ortasında yolumu kaybetmiş ve ışıksız kalmıştım, kendimi yakarak yolumu aydınlatmaya çalışıyordum...”