Düşünceler, özneden çözülerek ideal bir varlık tarzı olan mantık-düzlemine "kaldırılabildikleri", bu düzlemde varlıklarını sürdürdükleri halde, düşünme, öznesiz bir an bile varolamaz. Öznesiz bir düşünme fenomeni imgelemek, dört köşeli bir çember imgelemek kadar saçma olur. Demek ki, düşünmenin özneye bağlı kalma gibi bir varlık tarzı olduğu halde, düşünce, özneye ve onun düşünmesinin kendileri hakkındaki aktlarına bağlı değildir. Böylece düşüncelerin varlık niteliği ile bir özneye bağlı kalma zorunda olan düşünmenin varlık niteliği arasında büyük bir fark oluyor: Düşünceler ideal, yani değişmeyen bir varlık niteliğine sahiptir; oysa düşünme katmanı real bir varlık katmanıdır ve real varlık katmanının bütün özelliklerini taşır.