Bilge bir kanun koyucu, insanları, cezalar ile ödülleri dengeleyerek, bu insanların karakterine uygun felsefi, ahlâki ve dinî vecizlere başvurarak, onur kurallarını uygulayarak, utanç duygusunu kullanarak, sürekli bir mutluluğun, tatlı bir huzurun verdiği hazza işaret ederek yola getirmeye çalışırdı. Şayet kanun koyucu ancak zalim cezalarla durdurulmaya alışan insanların daha hafif cezalarla durdurulamayacağından endişe duyarsa, katı ve duygusuzca hareket ederdi ve bütün vakalarda cezaların hafifletebileceği güne kadar, ancak en affedilebilir vakalarda suçun cezasını hafifletebilirdi.*
*İnsanların aşırıağır cezalarla ahlâksızlaştığı durumlarda, pratik bir özdeyiş olarak bunu bir kenara not edin.