Bir yargıcın, yargıcın bu özgürlüğünün bilincinde olmasının önemi, özellikle, belirli bir ilişkide "yapılması gereken"i yürürlükteki bir yasanın "suç" saydığı bir davranışla gerçekleştirmiş bir kişinin eyleminin yargılanmasında görünür. Belirli bir ilişkide, içinde bulunulan koşullarda daha az değer harcıyan bir eylem, bir yasanın suç saydığı bir davranışla gerçekleştirilmişse, dolayısıyla bu yasanın uygulanması o durumda bir "haksızlığa" neden oluyorsa, adalet nasıl "yerine getirilecek"tir? Eylemiyle değer korumuş bir insana, davranışından dolayı ceza verme zorunluluğuyla karşı karşıya gelen ve yargıçlığı yalnızca bir yasa uygulayıcılığı olarak değil de, yargıladığı ilişkide ya da durumda en az değer harcanmasını sağlama: bir bütün olarak o durumda hakkı koruma, "adaleti gerçekleştirme" olarak gören bir yargıç, adaleti nasıl yerine getirebilecektir? Böyle bir yargıç için, her zaman değilse de, bazan açık kalan, sanırım, tek yol, yargıcın özgürlüğünden yararlanmaktır. Nasıl yararlanabileceğini ise, her durumda ancak kendisi bulabilir, bulabilirse kuşkusuz.