Biliyorsun insan gençken acelecidir; yeterince yaşamamaktan, çeşitli ve zengin deneyimlerden yararlanamamaktan korkar, sabırsızlığa kapılıp mümkünse olayları hızlandırır, üst üste biriktirir, yığar. Gençlikte bol bol yara alıp kendine bir geçmiş oluşturmak için duyulan aciliyet çok tuhaftır.
Cereyan eden olaylar kendi başına bizi pek etkilemez ya da cereyan etmeyen olaylardan fazla etkilemez oysa olayın (cereyan etmeyen olayın da) anlatılması- mutlaka belirsiz, aldatıcı, yaklaşık ve temelde değersiz olduğu halde- önemli ve belirleyici olan, ruhumuzu sarsan, yolumuzu saptıran, adımlarımızı zehirleyen ve kuşkusuz dünyanın tembel ve güçsüz çarkını döndüren neredeyse tek şeydir.