"'Aşçı garsonu sevmez, her ikisi de müşteriden nefret eder'" dedi Haida. Arnold Wesker'in Mutfak adlı oyununda öyle der. Özgürlüğü elinden alınan insan mutlaka birilerinden nefret etmeye başlar.
Zaten özgürce düşünmekten kastettiğim şeyi akademik
ortamda tartışabilmek için bilimsel bir tanım gerekir. Bu da
çok can sıkıcı bir nokta. Yaratıcılık dediğin, titizce düşünülmüş taklitlerden başka bir şey değildir. Gerçekçi akımdan Voltaire böyle diyor."
"Sen de öyle mi düşünüyorsun?"
"Her neden bahsedersek bahsedelim mutlaka bir çerçeve vardır. Düşünce için de durum aynıdır. Her adımda çerçeveden korkmamak gerek, ama çerçeveyi kırmaktan da çekinmemeli. İnsanın özgür kalabilmesi için bu her şeyden çok daha önemlidir. Çerçeveye karşı saygı ve nefret. Yaşamda önemli olan şeylerin tümü iki anlamlıdır. Benim söyleyebileceğim yalnızca bu."
Gerçekten bize ait bir şeyi Adine, hiçkime elimizden alamaz. Gerçekten bize ait olan, er veya geç bizim olur. Bu yüzden, senindi benimdi cinsinden bütün hasisçe kaygılar değersizdir. Yapmamız gereken tek şey yolumuza devam etmektir; bize ait olan birlikte gelir, bizimle beraber yürümeyeninse -burada durdu ve derin bir nefes aldı- bizi durdurmasına izin vermemeliyiz.
Sayfa 49 - Gerçekten böyle mi bilmiyorum Gabriel ama bunu düşünmek rahatlatıcı·Kitabı okudu