"Beni zaten kimsenin anlamadığını, kim olduğumu ve beni şunu ya da bunu yapmaya iten şeyin ne olduğunu kimsenin bilmediğini hissederdim hep. Ve biliyor musun, eğer seni anlamıyorlarsa, senden hesap soramazlar."
... gecikmiş ve harcanmış hayatına kederlendim, hayattaki tüm gecikmelere, tüm harcanmışlıklara kederlendim. Doğru zaman kaçırılmışsa, diye düşündüm, eğer insan bir şeyi kendinden bunca zaman esirgemişse, bir şey ondan bunca zaman esirgenmişse, bir şey ondan bunca zaman esirgenmişse eğer, büyük bir coşkuyla başlasa ve coşkuyla desteklense bile, artık çok geç kalınmış demektir. Yoksa "çok geç" kalınmaz mı hiçbir zaman; yalnızca "geç" mi kalınır ve "geç" olması, her şeye karşın "hiç" olmamasından daha mı iyidir? Bilemiyorum
.. kendimi asla alçatmayacak ve alçalmayacaktım; kendimi bir daha asla suçlamayacak ve suçlu hissetmeyecektim; bir daha asla yitirmekten acı duyacak kadar sevmeyecektim hiç kimseyi...
Ama kötü bir düşten uyanmak, insanı rahatlatmaya yetmeyebilir. İnsan ne korkunç bir düş gördüğünü, hatta belki de düşünde korkunç bir hakikatle karşılaştığını ancak uyandığı zaman fark edebilir.