Düşünmenin ve karar almanın eylem üzerinde etkisi olmadığını söylemek istemiyorum. Ama o kendi kaynağından beslenir ve bu başına buyruk haliyle bile benim eylemimdir, tıpkı düşüncemin benim düşüncem, kararımın benim kararım olması gibi.
Selamlarr
Sahilde Kafka benim için uzun bir koruma sürecini beraberinde getirdi. Yaklaşık beş ay kadar bir sürede bitirdim kitabı. İş yoğunluğunun yanı sıra kitaba kendimi veremediğim de doğrudur.
Murakami ile tanışma kitabımın Sahilde Kafka olmasını istemezdim. Kitap güzel mi evet güzel. Kurulan cümleler çok akıcı, altını çizdiğim çok fazla yer var fakat kurgu hiç benlik değil umarım bu konuda yalnız değilimdir. Akıcı başlayan kitap devamında kendini tekrar etmesiyle beni çok rahatsız etti. Betimleme severim ama cümleleri döndürüp iki satırda bir aynı şeylerin yazılmasından hiç hoşlanmam tam olarak böyle bir anlatımdı.
Konusuna kısaca değinmek istiyorum. Ana karakterimiz 15 yaşında bir çocuk ve annesi onu küçük yaşta terk ediyor. Ve babasının iğrenç bir kehaneti var. Kafka Tomura'da babası ile arasındaki problemler yüzünden evden kaçıyor. Evden kaçtıktan sonraki olayları anlatıyor kitap. Merak etmeyin başına kötü bir şey gelmiyor (!)
Kitabın biraz abartıldığını düşünenlerdenim. 18 yaş altına asla tavsiye etmiyorum
Sahilde KafkaHaruki Murakami · Doğan Kitap · 202012,1bin okunma
Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı tıraşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam.