8/10
·224 syf.··
2026 32. kitabı
Her bölüm farklı makalelerden alınarak, bölüm sonunda kaynakça ve notlar verilerek konu konu işlenmiş bir kitap. Güzel ve kaliteli basılmış görseller mevcut.
Bitki DevrimiStefano Mancuso · Yeni İnsan Yayınevi · 202135 okunma
6/10
·120 syf.··
2026 2. kitabı
·
90 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2026 00:22
Bitkileri yalnızca sessiz ve hareketsiz canlılar olarak değil; birbirleriyle iletişim kuran, iş birliği yapan ve yaşadıkları ekosisteme katkı sağlayan canlılar olarak ele alıyor. Bitkiler konuşmaz ama kökleriyle tutunmayı bilir. Koşmaz ama ihtiyaç duyduğu yere ulaşmayı bilir. Sahip olmaya çalışmaz ama yaşadığı yere bereket olur. Kök salarken göğe uzanmak… Bulunduğu yeri dönüştürürken ona zarar vermemek… Sabırla beklemek… Şikâyet etmeden uyum sağlamak… Ne muhteşem bir hikmet. Evet, kitap yer yer detaylı ve yoğun. Ama bitkilere yalnızca hammadde, süs ya da ilaç gözüyle bakmaktan çıkıp onları yaşamın kadim öğretmenleri olarak görmek isteyen herkes için okunmaya değer. Belki de bitkileri bu kadar sevmemim sebebi; onların bize her gün sessizce tevazuyu, teslimiyeti ve uyumu hatırlatmasıdır. Bitkilerle ilgilenen, doğaya farklı bir pencereden bakmak isteyen herkes için okunmaya değer bir eser olduğunu düşünüyorum.
Bitki UlusuStefano Mancuso · Alfa Yayınları · 202230 okunma
Kafa Açıcı
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 12:26
Botanikçi olan yazar, 8 maddelik manifesto niteliğinde olan kitabında bitkilerin dünyamız ve insanlık için önemine değinmiş. Bitki yanlısı tutumunun yanında bitkilerin tarihsel, sosyolojik, bilimsel , felsefi bakış açılarını da ekleyerek çeşitlendirmiş. Kitap bu yönüyle sıkmayan kafa açıcı bir kitap.
Bitki UlusuStefano Mancuso · Alfa Yayınları · 202230 okunma
Ağaçların büyülü dünyası
8/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
Bu kitabı okurken bu kadar detaylı bilgi edineceğimi hiç düşünmemiştim. Ağaçların düşündüğümüzün çok ötesinde, muazzam varlıklar olduğunu bilmiyordum. Wohlleben’in anlattıkları, sanki ormanın perdesini aralayıp bize görünmeyen bir dünyayı gösteriyor: Ağaçların birbirleriyle iletişim kurması, birbirlerini beslemesi, tehlikeyi haber vermesi, hatta “çocuklarını” koruması… Tüm bunları öğrendikçe adeta büyülendim. Kitabı sonuna kadar bitirmeseniz bile, ağaçlar hakkında edindiğiniz her bilgi çok değerli. Çünkü bilgi, bakışı değiştiriyor. Bir ağaca artık sadece bir “bitki” gibi bakamıyorsunuz; kökleriyle, hafızasıyla, dayanışmasıyla yaşayan bir ekosistem görüyorsunuz. Belki de onları ancak böyle kurtarabiliriz: önce anlayarak, sonra değer vererek. Wohlleben’in dili hem bilimsel hem de çok sıcak. Okuru yormadan, karmaşık ekolojik süreçleri hikâye anlatır gibi aktarıyor.
Ağaçların Gizli YaşamıPeter Wohlleben · Doğan Kitap · 2024861 okunma
Puan vermedi
'' Kazaklar'' eserinden 45 yıl sonra çekmecesinden çıkıp hayat buldu. Tolstoy'un kurgusal eserinde baş karakterimiz , Hacı Murat. Kitabın girişinde anlatılan, tarlada yürürken gözüne çarpan ve koparmaya çalışırken ellerini kanatan devedikeni hikayesi Tolstoy'un kitap boyunca anlatmak istediği tüm hikayenin tezahürü. Tolstoy bu kitabı ömrünün son yıllarında yazdığını biliyoruz ve bu bir şekilde O'nun düşüncelerinin -devlet, din, kilise, militarist kurumlar vb. - evrildiğini , daha bilgece bir taraftan baktığını görebiliyoruz. Şeyh Şamil - Hacı Murat - Çarlık Rusya üçgeninde devedikeninin kim olduğu aşikar. Bir tarafta acımasız emperyalist güç bir tarafta da inatçı bir direniş...Mutlak itaat bekleyen otoriteler. Aralarında ise kendi halinde başına buyruk büyüyen bir bitki! Her iki sisteme de yabancı bir devedikeni!.
Hacı MuratLev Tolstoy · Turkuvaz Kitap · 202318,4bin okunma
7/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 11:30
1950'lerde yazılmış bir bilim-kurgu klasiği. Aynı yazardan daha önce "Midwich'in Guguk Kuşları" adlı gene bilim-kurgu tarzı kitabını okumuştum. Oldukça katmanlı bir distopik roman. Bir meteor yağmurunu izleyen insanlar kalıcı olarak görme yetilerini kaybederler ve hayatta kalanlar, "görenler" ve "görmeyenler" olarak kimi zaman çatışarak, kimi zaman birlikte, yaşamaya çalışırlar. Bunlar olurken, dünyada üretilmiş tehlikeli bitki türü "Triffidler" aşırı çoğalır ve yürümeye başlayarak insanlığı tehdit ederler. Çok ilginç bir roman ve yıllar sonra çekilmiş birçok filme nasıl ilham verdiğini farkedebiliyorsunuz. Mesela, hastane odasında komadan uyanan bir adamın hastanede yalnız olduğunu farketmesi sizce hangi filmin açılış sahnesiydi?
Triffidlerin GünüJohn Wyndham · DeliDolu · 2016119 okunma