Hayaller Paris Gerçekler Bitlis
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 210. kitabı
André Gide tarafından yazılan Isabelle, gerçek ile hayal arasındaki farkı sorgulayan kısa bir romandır. Genç araştırmacı Gérard Lacase, akademik çalışmalar yapmak için eski ve gizemli bir yer olan Quartfourche Şatosu'na gider. Burada küçük bir çocuk olan Casimir ile tanışır ve Casimir'in annesi Isabelle'in portresini görür. Portredeki bu gizemli kadına hiç tanımadan âşık olur. Isabelle hakkında duyduğu hikâyeler ve kendi hayal gücüyle onu kusursuz bir kadın olarak idealize eder. Platonik bir aşk yaşar bu hayranlıkla. Ancak Isabelle'i gerçekten tanıdığında, zihninde yarattığı mükemmel kadın ile gerçek Isabelle arasında büyük bir fark olduğunu fark eder. İsabelle büyüleyici biri değil hatta sıradan ve çok bencil bir kadındır. Böylece Gérard, insanların çoğu zaman gerçek kişilere değil, kendi hayallerinde oluşturdukları imgelere âşık olduklarını anlar. Çoğunlukla bir şeyin hayali kendisinden daha güzeldir
Isabelle (Cep Boy)André Gide · Karbon Kitaplar · 20221,689 okunma
Atatürk’ten Bugüne Dil ve Alfabe-Hamza Zülfikar
10/10
·380 syf.··
2026 13. kitabı
19 Mayıs’ta bitirdiğim için mutlu olduğum,şu koskoca toplulukta,on küsur kişinin okuduğu için üzüldüğüm bir kitap #k:363233.Değerli Hamza Zülfikar eserinde,doğduğu bölge gereği,Atatürk’ün pek bilinmeyen bir zaferine dahi ışık tutuyor.(Bitlis ve Muş’u geri alışı) Bunun yanında,ilk yüz elli sayfa boyunca,çoğunlukla eski alfabedeki ünlü harf eksikliğini ve Latin alfabesine geçişin temel sebeplerini,o dönemin ünlü yazarlarının görüşlerini ve Latin harflerine geçiş sürecinden önce eski alfabedeki yenileşme çabalarını,bir güzel bilimsel bir temele kurulu olarak,anlatıyor.Bu bölüm konuya aşina olmayan bizler için sıkıcı gelse bile, öğrendiklerimiz karşısında,cidden buna değer diyoruz.Kalan bölümde,harf meselesinden çok,bu değişimden itibaren meydana gelen,dil sorununa değiniliyor.İbadet dili olarak Türkçe,Latin alfabesine geçiş sürecinde,yeni kelimeler türetme işiyle meşgul kimselerin Atatürk’le olan hatıralarının derlendiği bölüm,veya Hamza Zülfikar’ın TDK’deki tecrübelerini ve kurumun giderek nasıl yozlaştığını anlattığı bölümler,kesinlikle eser sadece bildiğimiz sıkıcı ve neden-sonuç ilişkisi bulunmayan eserlerden değil.Yazar,olayların gerçekleşmesinden çok,gerçekleşmesinin nedenine odaklanmakta,ve de her konu örneğiyle, kaynağıyla beraber,tespitlerle harmanlanarak gözler önüne seriliyor.En büyük sıkıntı bazen hocamızın tekrara düşmesi,aynı paragrafı ikinci kez gördüğüm dahi oldu.Tüm bunlara rağmen ansiklopedi tadında,Atatürk’ümüzü daha iyi tanımak için, ve kurumlarımızın,eşi benzeri bulunmayan Türkçemizin,yabancı kültürler etkisine girmesini,aydınıyla işçisiyle halkıyla önlemek için,edinmemiz gereken bilinci anlayabilmek için,başvurulacak çok önemli ve değerli bir eser.Mutlaka okumanızı tavsiye eder,19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’mızı en içten dileklerimle kutlar, ve
Duygu ve Düşünce
Atatürk'ten Bugüne Dil ve AlfabeHamza Zülfikar · Türk Dil Kurumu Yayınları · 05 okunma
Reklam
8/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2026 52. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 00:00
Dikkat spoiler içerir. Yazarın dünya geneli ve Osmanlı'dan günümüze Faili Meçhul Cinayetler ile ilgili olarak yazdığı güzel bir araştırma eseri. ABD ve NATO bünyesinde kurulan örgütlerin faaliyetleri, özellikle Latin Amerika' da işlenen Cinayetler ile başlıyor kitap. Sonrasında Osmanlı döneminde işlenen cinayetlerden bahsediliyor. Mesela 1. Murat'ın ölümünün oğlu tarafından planlandığı, benzer şekilde Yavuz'un babasını öldürdüğü iddia ediliyor. Osmanlı son dönemlerinde Teşkilat-ı Mahsusa ve faaliyetleri, işledikleri Cinayetler, İttihatçılardan ölenler anlatılıyor. Bundan miras kalan MİT ve diğer teşkilatlar, Cumhuriyet dönemi Faili Meçhul Cinayetler de anlatılıyor. Özellikle sağ sol çatışması döneminde işlenenler, Çiller Özel Bürosu ile başlayan olaylar Meşhur 1993 yılı, suçu ispatlanmasına rağmen içeri girmeyenler, Ömer Lütfü Topal Cinayeti, Susurluk vakası, Tarık Ümit'in öldürülmesi, Eşref Bitlis'in ABD tarafından şikayet edildikten sonra uçağının düşmesi, bu örgütün akla ziyan işleri, Mehmet Ağar ve Eymür çatışması gibi konular anlatılıyor. Konuyu merak edenlerin mutlaka okuması gereken kitaplardan biri.
Faili Meçhul Cinayetler TarihiOrhan Gökdemir · Chiviyazıları Yayınevi · 201117 okunma
Ağrı İsyanı'nda Kürt ve Ermeni işbirliği
10/10
·303 syf.··
2026 3. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 03:09
Bu kitap 1926-1930 yılları arasında Kürt milliyetçisi Hoybun Cemiyeti’nin Ermenilerin ve Fransızların desteğini alarak Ağrı İsyanı’nı başlatmasını ve Türkiye’nin doğu bölgesinde nasıl bir istikrarsızlık ile terör yarattığını belgeleriyle açıklamaktadır. Bir Kürt milliyetçisi olan ve amacı Türkiye’nin doğusunda Kürt devleti kurmak olan Hoybun Cemiyeti’nin kurucularından biri ise Taşnak örgütü mensubu Vanlı bir Ermeni olan Vahan Papazyan’dır. Kitabın sonundaki belgeler kısmında Vahan Papazyan’ın Hoybun Cemiyeti’ne üyelik belgesi de bulunmaktadır. Ağrı İsyanı’nı başlatan kişi bir zamanlar Osmanlı ordusunda asker olan İhsan Nuri’dir. Ağrı İsyanı ile Hoybun Cemiyeti Ağrı, Van, Muş ve Bitlis gibi şehirleri kontrolü altına alarak Ağrı Cumhuriyeti’ni kurmuşlardır. Bununla birlikte Erzurum’a kadar sarkarak vur-kaç taktiği ile birlikte Türk ordusuna saldırılar düzenlemişlerdir. Hoybun Cemiyeti’nin amacı Dersim bölgesine kadar nüfuz ederek Ağrı Cumhuriyeti adlı Kürt devletini kurmaktır. Ancak ne var ki bu isyan başlamadan önce Kürt milliyetçisi Hoybun Cemiyeti ile Ermeni milliyetçisi Taşnak örgütü kendi aralarında anlaşıp anlaşma metnine maddeler koymuşlardır. Buna göre isyan başarıya ulaştıktan sonra Ermenilerle Kürtler kendi yaşadıkları alandaki doğal sınırlara saygı gösterecekti. Doğrusu isyan başarıyla sonuçlansaydı Ermeniler için kutsal kabul edilen ve onlarca Ararat olarak kabul edilen Ağrı Dağı ve çevresini Ermeniler Kürtlere bırakır mıydı o konuda şüpheliyim doğrusu. Nitekim ben Ermenilerin Türklerden 1915 Ermeni Tehciri’nin intikamını almak için Kürtleri kullandığını düşünmekteyim. Zaten Ağrı İsyanı’nın başladığı yer ile Ermenistan stratejik konumdadır ve sınırdaştır. Ağrı Dağı Erivan’a Ağrı şehir merkezinden bile daha yakındır. Erivan şehrinden Ağrı Dağı çok net bir
Tarih
Fransız Diplomatik Belgelerinde Ağrı İsyanıMüzehher Yamaç · Türk Tarih Kurumu Yayınları · 20197 okunma
Çok sürükleyici bir kitap
10/10
·200 syf.··
2026 26. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2026 13:40
Baran Zeydanlıoğlu Bitlis ve çevresinin tarihi, kültürel, etnik, sosyolojik, mimari yapısını çok güzel yansıtmış. İnsan ilişkileri, o dönemin zenginliklerini, olaylarını, coğrafyayı çok güzel tasvir etmiş. Tüm bu anlatılara bir aşk eşlik edince roman bayağı sürükleyici. Umarım bir aksilik çıkmaz diye hızla, merakla sayfalarını çevirdim. Kitapta aşkın dışında birlik, beraberlik, bilinç, ilim ve Kürtlerin o bölgede yaşayan tüm farklı etnik ve dini yapılarla barış içinde yaşayabildiğini çok güzel yansıtmış. Okuyun, okutun canlar kitabı. Çünkü her kelimesi bize ait, coğrafyamıza ait. Bu inceleme yazım kitabın sadece çok geneli hakkında. Detayları okudukça anlamlı olacak.
Duygu ve Düşünce
Sıti ile ZalBaran Zeydanlıoğlu · Dara Yayınları · 20252 okunma
Şerefhan Bitlisi
Puan vermedi·296 syf.·
2026 12. kitabı
Bitlis hükümdarı Beşinci Şerefhan tarafından yazılmış olan eser Sultan 3. Mehmet'e sunulmuştur. Kitap içerisinde, Osmanlı-İran tarihi, dönemin hükümdarları,sultanları ve onlarla çağdaş olan alimler, vezirler, mimari yapılar, fethedilen yerler, ayrıntılı ama kısa ve öz şekilde kronolojik olarak anlatılmaktadır. Kitapta geçen isimlerde olduğu gibi yazılmış, gerekli açıklamalar dipnotlar ile desteklenmiştir. Kürt tarihi açısından önemli kaynaklar arasında yer almakta olan eser, okuyucuyu Merv'den Söğüt'e, Bursa'ya, Azerbaycan'a, İstanbul'a, Ahlat'a, Diyarbekir'e, Muş'a ve daha birçok vilayete alıp götürmekte...Didaktik yönü ağır basan eser tam bir tarihi şölen niteliğinde. Bilinen veyahut bilinmeyen tarihi harmanlayıp bütüncül haliyle sunulmuş olmasını olumlu olarak değerlendirmek ile birlikte, çok fazla tarihi şahsa yer verilmesi sürekli kim kimdi nerden geldi, hangi ara bu hükümdar devri bitti diğerine geçtik dedirtti doğrusu. Okurken kafa karışıklığı da yer yer oldu bende.(Not:İran tarihinin anlatıldığı yerlerde çok fazla isim, hükümdar mevcut.Osmanlı tarihi kısmı su gibi akıp geçti.)Belki de daha dikkatli okumalıydım bilemiyorum. Kısacası şimdiden ilgilisine, keyifli ,bol tarihli okumalar dilerim...
Şerefname 2. CiltŞerefhan Bitlisi · Nubihar Yayınları · 201838 okunma
Reklam
Reklam