Meursault; hayata, sisteme, hatta kendine de yabancıdır. Toplumun dayattıklarına katlanmaz, olduğu gibi yaşar. İşte tam da bu durum başına sorunlar çıkarır.
Felsefi kitaplara ilgim olmamasına rağmen fena değil dediğim bir kitaptı. Biraz da araştırma yapınca taşları yerine oturttum diyebilirim. Aslında güzel bir noktaya parmak basıyor. Toplumsal normlara uymayanların yargılanacağı...
Meursault, buna direnirken sorunlar yaşıyor. Kitabımız da bunu anlatıyor. Kısa, güzel bir kitap.
YabancıAlbert Camus
Altı Harfli Bir Tatlı, okuduğum en güzel kitaplardan birisi oldu. Tam bizden bir kitap aslında. Tam bizim içimizden olan insanları yazmış yazar.
Meltem ve Selime Teyze.
İkisinin hikayesi de çok derin, hüzünlü ve acı. Her satırda Meltem için üzüldüm, ona sarılmak istedim. Her satırda Selime Teyzenin yanaklarından öpmek istedim. Tüm anlatılan duygular bana geçti.
Konusunu kısaca anlatacak olursam, Meltem ve Selime Teyzenin hikayesini anlatıyor. Bir şekilde yolları kesişiyor ve ikisi de birbirlerine hikayelerinden bahsediyor. Aslında birbirlerinden bambaşka hikayelere sahip olsalar da acıları aynı:
Yalnızlık ve kimsesizlik. Biri yalnız, diğeri kimseler içinde kimsesiz.
Ben de çok şey öğrendim bu kitapdan. İnanın yazsam anlatamam, kalbime dokundu. Sadece hissediyorum öğrendiklerimi.
Bir puan kırma sebebim ise kitabın sonunda öğrenemediğim birkaç şey var. Onu öğrenmek isterdim. Ama sanırım olması gereken bu. Evet, öğrenemedik. Ama buna giden yolda çok şey öğrendik.
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar