Gözde

Puan vermedi·256 syf.··
2019 140. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2019 13:57
Öncelikle şunu söylemeliyim başlarda sıkılıp da kitabı bırakmayın. İlk sayfalarda karakterler tam oturmadığı için bir alışma süreci yaşıyorsunuz ama daha sonra o karakterlerle bütünleşiyorsunuz. Onların acılarını paylaşıyor, mutluluklarına ortak oluyorsunuz ve başlarına neler gelecek diye meraktan bir solukta okuyorsunuz. Sistemin kölesi olmuş ve artık kurtulamayacak olan birisi olarak bir 'Öteki' olabilmeyi diledim bu kitap sayesinde. Yazar onları o kadar güzel anlatmış ki yaşadıkları hayatlar, sorunlar, toplumdan dışlanmışlıkları, ailelerinden dışlanmışlıkları bunun gibi daha bir çok şeyi içselleştiriyor ve adeta onlardan biri olup onların hayatını yaşıyorsunuz. Özellikle karakterlerin mektuplarıyla son bulması bende kitabı daha etkileyici kıldı...
Edebiyat
ÖtekilerEmre Timur · Az Kitap · 2019340 okunma
Reklam
Düşünmek ve Yazmak
Puan vermedi·344 syf.··
Beğendi
·
2019 138. kitabı
O yüzden düşün. Geçmişi ve geleceği düşün. Savaşları, aşkları, imkansızlıkları düşün. Giyimleri, kuşamları, insanları düşün. Yaşanmış ve yaşanacak olan her şeyi düşün. Hepsini bir kefeye koy, harmanla her şeyi... Ve sonunda bir ürün çıkart ortaya sana ait olan, her bir kelimesi, her bir harfi seni tanımlayan... İçinde hüzün olan, mutluluk olan, emek olan, zorluk olan, kıymetli bir şeyler olan ama değersiz bir şeyler de olan. Hayatın kendisi gibi olasılıklarla dolu olan ama aynı zamanda olasılıksız da olan, imkansız olan. Hayallerinin ötesinde bir dünyada var olan. Belki bir zamanlar "Efsane" olan. Aklına bir şeyler geliyor, şekilleniyor düşüncelerin değil mi? Şimdi sıkıca tut onların hepsini, işle onları ilmek ilmek, hayat ver onlara daktilonun tozlu harflerinde. Bir Tanrıça gibi asaletle, ve bir savaşçı gibi kan ve güçle.
Edebiyat
Büyübozumu: Yaratıcı YazarlıkMurat Gülsoy · Can Yayınları · 2019741 okunma
İletişim
9/10
·199 syf.··
2019 2. kitabı
Kurduğumuzu sandığımız ama çoğumuzun aslında ne olduğundan haberi bile olmayan şey. Nerede başlıyor iletişim? Nerede son buluyor? "İki insan birbirini fark ettiğinde iletişim başlar." diyor Cüceloğlu. Peki kaçımızın haberi vardı bundan? Sadece konuşmak değildir iletişim, çoğumuzun düşüncesinin aksine iletişimin o kadar çok çeşidi vardır ki... Dokunma, duyma, koklama, farkına varabildiğimiz her şey bir iletişim kanalıdır oysa. Bir insan yanınızdan geçtiğinde size selam vermiyorsa bu iletişimdir. Çünkü burada size verdiği bir çok gizli mesaj vardır. Başka birisi yanınıza gelip konuşmaya başlıyorsa bu da bir iletişimdir. Hoş bir parfüm sıkmış birisinin yanından geçerken, tanımasanız bile koku aracılığıyla size ilettiği mesajlar vardır, yani parfüm de bir iletişim kanalıdır. Ve iletişim kurulduktan sonra her birey kendi var oluşunu bir şekilde karşısındaki kişiye hissettirmek ister. Birey olarak var oluşumuz da beş soruya bağlıdır. Yani iletişim kurulduktan itibaren birey bu beş soruya sezgisel olarak tatmin edici yanıtlar almaya çalışır. Peki nedir bu sorular: 1- Kaale alınıyor muyum? Beni umursuyorlar mı? "Can" kaale alınmak yani umursanmak ister. Bunu da anlamasının en basit yolu ortamda 'can'ın dinlenip dinlenmediğidir. Birey bunu sezgileriyle doğru bir şekilde saptar. Birisiyle konuşurken gözlerinin içine bakarak dinlemesi sizi sadece size odaklanarak dikkatle dinlediğinin bir göstergesi iken, siz konuşurken başka şeylerle ilgilenmesi asla yüzünüze bakmaması sizi zorunluluktan dinlediğinin aklının başka yerlerde olduğunun göstergesidir. Bu şekilde umursanmayan birey belli bir süre sonra uğraşmaktan ve iletişim kurmaktan vazgeçecek veya iyi-kötü demeden onu dinleyen kimselere yönelecektir... 2- Kabul ediliyor muyum? Beni olduğum gibi, yargılamadan kabul ediyorlar
Edebiyat
İletişim DonanımlarıDoğan Cüceloğlu · Remzi Kitabevi · 20238,6bin okunma
Öz-Şefkat
Puan vermedi·208 syf.··
Beğendi
·
2019 83. kitabı
Kitapta beni en çok etkileyen kısım öz-şefkat oldu. Çünkü herkese bol bol dağıttığımız şefkatimiz, anlayışımız, kendimize geldiğimizde bıçak gibi kesiliyor. Bir düşünün; arkadaşınız bir iş kurmuş ve daha sonra işleri yolunda gitmeyip her şeyini kaybetmiş olsun. Ona gidip 'Sen zaten hep başarısız biriydin, bak bunu da başaramadın eline yüzüne bulaştırdın. Neden bu işe kalkıştın ki neyine güvendin? İşte şimdi her şeyini kaybettin! Sen bunu hak ettin. ' ve bunun gibi daha nice sözleri söyleyebilir miydiniz? Ama kendimiz aynı durumda olsaydık muhtemelen bundan katbekat beter sözleri zihnimizde kendimize sarf ederdik. Peki neden kendimize karşı bu kadar acımasızken başkalarına karşı bu kadar merhametliyiz?
Edebiyat
Pembe Fili DüşünmeZeynep Selvili · İnkılap Kitabevi · 202411,6bin okunma