Tepelerinde soğuk alevlerle parlayan kuzey ışıkları veya dans ederek seken yıldızlar, altlarında karla kaplanıp hissizleşmiş ve donmuş toprağın olduğu bu ortamda, Sibirya kurtlarının bu şarkısı belki de yaşama karşı bir meydan okumaydı.Ne var ki uzun iniltiler ve yarıda kesilen ağlamalarla pes perdeden söylendiği için şarkı daha çok bir yakarışa, varoluş eziyetinin açık bir ifadesine benziyordu. Bu eski bir şarkıydı, soyun kendisi kadar eskiydi; şarkıların henüz hüzünlü olduğu zamanlardan kalmaydı, genç dünyanın ilk şarkılarındandır.