Ben, Efsane; Richard Matheson'ın filme de uyarlanan Bram Stroker ödüllü klasikleşmiş vampir romanı
️ Vampir salgınından sonra dünyada kalan son insan Robert Neville'in dünyanın yeni düzeni ile baş etmeye çalışmasını, yaşadığı buhranları, ölmeyi isterken hayatta kalma içgüdüsünün her seferinde galip gelip mücadele etmeye çalışmasını, içinde bulunduğumuz salgın koşullarının da verdiği empatiyle okudum. Kahramanla bağ kurmam da hiç zor olmadı, dolayısı ile okurken bir iki yerde gözlerim doldu.
️ Yazar, vampirlik kavramına analitik bir bakış açısıyla yaklaşmış. Neville'in diliyle bazı mitleri sorgulamış ki, bu bakış açısı çok hoşuma gitti. Haç, yaşarken müslüman olan bir vampiri neden korkutsun? Sarımsağı oluşturan yapıtaşlarında ne olabilir, diğer zambakgiller de sarımsak gibi işe yarar mı? Neville bu soruları araştırırken, okura bilimsel düşünmenin insanın hayatta kalması için en büyük yardımcı olduğunu da göstermiş.
️ Ben, Efsane zekice kurgulanmış sonu ile okuması keyifli, yormayan, rahatça akıp giden bir romandı. Bilimkurgu Klasiklerinden çıkmış kitabın tek rahatsız olduğum noktası ile bolca yapılmış cümle hataları, düzeltilmemiş anlatım bozuklukları oldu. Ne yazık ki, kitabın bu açıdan elden geçmesi gerekiyor çünkü hatalar dikkatli bir okuyucunun okuma keyfini baltalayacak nitelikte ki, benimkini ciddi manada baltaladı.
️ Yine de, kafa dağıtmak ve iyi zaman geçirmek için tercih edilecek güzel bir kurgu olduğunu düşünüyorum. Bir de, keşke filmi çekerken Neville'in fiziksel özelliklerine uygun bir aktör seçselermiş. Will Smith çok beğendiğim bir oyuncudur ama kitapta Robert Neville beyaz tenli, sarı saçlı, mavi gözlü, saçı sakalı birbirine girmiş bir adam ve ben kitaptan uyarlama filmler izlediğimde bu ayrıntılara değer veriyorum.