Reading Zindanı Baladı, yılın ilk günlerinde okuduğum bir kitaptı. Oscar Wilde'in iki yıllık hapis cezasını çekmek için yattığı Reading Devlet Hapishanesi'nden çıktıktan sonra yazdığı bu şiiri, en azından bir kısmını, çoğu kişi bilir.
️ Balad, Wilde'in yazdığı son eser. Bu şiiri yazmasında kendisine ilham olan ve çok etkilendiği mahkum Charles Thomas Wooldrigde'in hikayesini öğrendiğimde ise, açıkçası Wilde' e olan olumlu bakış açım sarsılmış olsa da, ortaya çıkan eserin çok güzel olduğunu itiraf etmeliyim.
️ Mahkum Wooldridge, şiddet uyguladığı karısı Ellen kendisinden boşandığında başka biriyle birlikte olduğundan şüpheleniyor ve kadını onunla son kez görüşmek istediğini söyleyip kandırarak dışarı çağırıyor. Dışarı çıkan zavallı kadının usturayla boğazını kesiyor. İşlediği suç dolayısı ile idam cezasına çarptırılıyor ve idamını beklerken de hapishanede Oscar Wilde ile karşılaşıyor. Bugün için malesef sıkça yaşanılan rezil bir Türkiye hikayesi yani (tabi ki sonu hariç, biz katilleri davul zurnayla özgür bırakıyoruz) Ve Wilde bu adama üzülüyorŞiiri de onun anısına yazıp, katile ithaf ediyor
️ Ben dahil hepimizin çok etkilendiği,
"Oysa herkes öldürür sevdiğini,
Bunu böyle bilin,
Kimi hazin bir bakışla öldürür,
Kimi latif bir sözle,
Korkaklar öperek öldürür,
Yürekliler kılıç darbeleriyle"
dizelerinin hikayesi bu! O iş öyle değil sayın Wilde diye haykırıp, gidip yazarı tokatlamak istedim ama kendisi 1900'de aramızdan ayrıldı malum.
️ Çok güzel şiir, çok etkileyici... Ama keşke hikayesini hiç bilmeseydim.
️ Bu arada, Dedalus kitap İngilizce ve Türkçe metinleri karşılıklı vermiş ve çeviride de Fatih Demirci bence çok iyi bir performans göstermişKeyifle okudum.