Amerika’da keşfettikleri, fethe dair kayıtlarda sıkça bahsi geçen yamyam ritüelleri, dönemin Avrupa’sında yaygın olan tıbbi uygulamalardan pek de farklı değildi. 16, 17 ve hatta 18. yüzyıllarda insan kanı (özellikle de şiddet görerek ölenlerin kanı) ve insan etinin çeşitli sıvılarla ıslatılmasıyla elde edilen mumya suyunun içilmesi, Avrupa ülkelerinde sara ve diğer hastalıkların tedavisinde yaygın olarak kullanılan bir yöntemdi. Üstelik “insan etini, kanını, kalbini, kafatasını, kemik iliğini ve diğer organlarını içeren” bu yamyamlık, “toplumun kıyısında köşesinde kalmış gruplarla sınırlı kalmıyor, en saygın çevrelerde de görülüyordu”