Blimunda

Blimunda
@blimunda
öldürdün beni, lazarus!
Nasıl ki Çitlemeler köylüleri ortak topraklardan mülksüzleştirdiyse, cadı avı da kadınları bedenlerinden mülksüzleştirmiş, böylece bu bedenler emeğin üretimine adanmış makineler gibi işlemelerini engelleyen her türlü etkenden “özgürleştirilmişlerdir.” Çünkü kazıklara bağlanma tehdidi, kadınların bedenlerinin etrafına, ortak alanların çitlenmesiyle dikilenlerden çok daha zorlu engeller dikmiştir
Sayfa 262
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Cadı avının kısmen de olsa doğum kontrolünü suç haline getirme ve kadın bedenini, yani rahmi, nüfus artışı ile emek gücünün üretimi ve birikimi sürecinin hizmetine sunma amacını taşıyan bir girişim olduğunu düşünmek oldukça akla yatkın görünüyor. Bu elbette yalnızca bir hipotezdir; kesin olan şey ise cadı avının nüfus düşüşü üzerine kafa yoran ve nüfusun bir ulusun zenginliği olduğuna kanaat getirmiş siyasi bir sınıf tarafından teşvik edilmiş olduğudur.
Sayfa 259
Kendi kendini kontrol dinamiklerine dair sağladığı kavrayış, bireyin hem efendi hem de köle işlevi göreceği yeni bir insan modelinin kuruluşuna yol açmıştır. Descartes’ın öğretisi, kapitalist iş disiplininin gereksinimlerini bu derece iyi yorumlamış olduğu için, 17. yüzyılın sonuna gelindiğinde bütün Avrupa’ya yayılmış, dirimselci biyolojinin yükselişine ve hatta mekanikçi paradigmanın giderek gözden düşmesine rağmen ayakta kalabilmiştir.
Sayfa 216
Diğer bir ifadeyle, kapitalizm tarafından geliştirilen ilk makinenin buhar makinesi, hatta ve hatta saat yerine insan bedeninin ta kendisi olduğunu görebiliriz.
Sayfa 212