Blimunda

Blimunda
@blimunda
öldürdün beni, lazarus!
yabancılaşma.
Bir tarafta ölümden sonra bile güçlerle donatıldığına inanılan, cesedin iğrenme uyandırmadığı ve çürümüş ya da tamamen yabancı olarak görülmediği bir beden kavramı vardır. Diğer tarafta ise beden, herhangi bir makine gibi parçalara ayırmanın mümkün olduğu mekanik bir araç olarak algılandığından canlıyken dahi ölü olarak görülür.
Sayfa 208
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Gerçekten de cadıların ve diğer büyücülerin asıldığı kazıklar ve işkence gördükleri odalar, toplumsal disiplinin çökeltildiği ve bedene dair pek çok bilginin elde edildiği laboratuarlardı. Buralarda bireysel ve toplumsal bedenin bir dizi öngörülebilir ve kontrol edilebilir mekanizmalara dönüşümünün önünde duran irrasyonaliteler ortadan kaldırıldı. Yine işkencenin bilimsel kullanımı buralarda ortaya çıktı, çünkü yeni kuralların hatırasını daima taşıyacak olan düzenli, homojen ve tek tip davranış yetisine sahip “bir hayvanı yetiştirmek” için kan ve işkence gerekliydi (Nietzsche 1965:189-90).
Sayfa 207
Bununla birlikte, “vahşiler’in çocuklarına aşırı düşkünlüklerinin Hıristiyanlaştırılmalarının önündeki en büyük engel olduğuna inanan Cizvitlerin en büyük başarısı, Naskapileri çocuklarını dövmeleri gerektiği konusunda ikna etmeleriydi.
Sayfa 165
Le Jeune, bir Naskapi erkeğiyle bu konuda yaptığı konuşmayı şöyle aktarır; Ona bir kadının kocasından başkasıyla birlikte olmasının onurlu bir davranış olmadığını, aralarında böyle bir günah işlendiğinde şimdi sahip olduğu oğlunun gerçekte onun olup olmadığını bir türlü bilemeyeceğini söyledim. Cevabı şu oldu, “Bu dediğin çok anlamsız. Siz Fransızlar sadece kendi çocuklarınızı seviyorsunuz, oysa biz kabilemizin bütün çocuklarını severiz.”
Sayfa 164
Avrupalı hâkim sınıfın, yerel ve kentsel isyanları bastırmak üzere tuttuğu paralı ordulara ödeme yapabilmesini sağlayan altın ve gümüşü Fetih sayesinde edindiğini, Arawakların, Azteklerin ve İnkaların boyun eğdirildiği yılların Avrupalı işçilerin evlerinden sürüldükleri, hayvanlar gibi damgalandıkları ve cadı diye yakıldıkları yıllara tesadüf ettiğini de unutmamak gerek.
Sayfa 156