Çünkü sonunda kesin olarak ayağa kalkıp iskemleden beremi aldığım vakit, onların yalnız kalmaktan korktuklarını sezdim. Kitaplardan, sigaralardan, çaydan korkuyorlardı; akşamdan korkuyorlardı; evliliğin bezginliğinden ürktükleri için, yüklendikleri sonsuz iç sıkıntısından korkuyorlardı.
Bir okul çantasını sırtlanmasıyla başlayıp, herhangi bir yerde, bir büro iskemlesinde sona eren o kahredici çarka koşulmuş çocuklarımı görüyordum sadece. Annem, sabahları, sırtımda okul çantası, evden çıkışlarımı görmüştü. Karım Kaete de, sabahları sırtlarında okul çantaları, çocuklarımızın evden çıktıklarını görüyor.