Aşktan vazgeçmek, yaşamdan vazgeçmekten daha zordu. İnsan şu dünyada tüm vaktini öldürmeye ya da tapınmaya harcıyor, hem de ikisini aynı anda. "Senden nefret ediyorum! Sana tapıyorum!" İnsan kendini savunuyor, kolluyor, yaşamını bir sonraki yüzyılın iki ayaklı canlısına devrediyor, azgınca, ne pahasına olursa olsun, sanki kendi soyunu sürdürmek olağanüstü keyifliymişçesine, sanki bu bizi sonunda ölümsüz kılacakmış gibi. İlle de öpüşme arzusu, kaşınır gibi.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Tek değerli şey yaşamdır. Bahse girerim ki on bin yıl sonra, bize ne kadar mükemmel görünürse görünsün, bu savaş tamamen unutulmuş olacak... Olsa olsa bir avuç malumatfuruş, bu savaş ve onu süsleyen belli başlı katliamların kesin tarihi konusunda sağda solda kapışırlar, o kadar... İnsanların birkaç yüzyıl, birkaç yıl, hatta birkaç saat mesafeden birbirleri hakkında anımsanmaya değer buldukları biricik şey budur... Ben geleceğe inanmıyorum, Lola...
Dünyanın tersine döndüğü ve canınıza neden kastedildiğini sormanın delilik sayıldığı bir devirde, insanın deli muamelesi görmesinin çok kolay olduğu apaçık.
Ancak kişi eğer zayıfsa, ona güç veren biricik şey, en çok çekindiği insanları onlara hâlâ atfetmeye yelteneceği en ufak saygınlıktan arındırmaktır. Onları oldukları gibi görmeyi öğrenmek gerek, olduklarından da beter yani, her açıdan. Bu insanı rahatlatır, özgürleştirir ve düşleyebileceğinizin çok ötesinde bir koruma sağlar. İnsana bir ikinci benlik katar. Artık iki kişisinizdir.
İşte o zaman hastalandım, ateşlendim, deliye döndüm, öyle açıkladılar durumu hastanedekiler, korkudanmış. Olabilir. Eğer bu dünyanın içindeyseniz, yapılacak en iyi şey, öyle değil mi, buradan çekip gitmektir? Deli olsanız da olmasanız da, korksanız da korkmasanız da.