mia.

mia.
@blogomia
bu şehir ölüme izin vermiyor.
Yaşamak İncelemesi!
8/10
·210 syf.··
2026 5. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2026 06:15
Kitap, varlıklı bir ailenin tek oğlunun tüm mirasını kumarda kaybederek ailesini fakirliğe mecbur bırakan ve Çin’in en travmatik dönemlerinde yaşamak için çabalayan Fugui ve ailesini konu alıyor. Sosyal medyada birçok kişide görmüş, merak ederek eklemiştim kütüphaneme kitabı. İtiraf etmek gerekirse okuduğum süre zarfı boyunca “Ne vardı da bu kadar popüler ettiniz?” düşüncesi hiç eksik olmadı aklımdan. Hatta öyle ki kitabın çoğu kısmında gereksiz abartılan eserlerden biri olduğunu düşünmüş, tüm beklentimi kaybetmiştim. Kitap bittiğinde ve üzerine düşündüğümde bu düşünceler bir bir yok oldu diyebilirim. Zira okurken fark edilen değil, bittikten sonra düşünüldüğünde anlaşılan bir eser Yaşamak. Omuzlardaki onca yüke, yürekteki kor aleve rağmen yaşamın devam ettiğini ve yükün artsa da alevin harlansa da devam edeceğini çok net bir şekilde gösteriyor kitap. Sadece ülkemizde değil, dünyada daha fazla ‘devam edemeyecekmiş’ hissiyatıyla hayat sürdüren insanların varlığını düşündüğümde bunun üzerine çok güzel bir anlatı olduğunu söyleyebilirim. Her şeyden önce karakterin her acısını büyük isyanlarla, depresyonlarla yaşamamasını çok sevdim. Acısını sessizce, yaşarken yaşayan bir adam vardı karşımızda. Her şeyi geride bırakmadan acısını önüne katarak devam eden bir adam. Bu kesinlikle ince ama çok şey anlatan detaylardan biriydi. Fugui’nin yaptıklarından pişman olup telafi etmek için gösterdiği çaba bizden biriymiş hissiyatını fazlasıyla verdi okurken. Bizler de öyle değil miyiz? Önce kırıyor, zarar veriyor ardından o zararı toparlamak için emek sarf ediyoruz. Fugui’nin kitabın en başında aile mirasını kaybederek kitabın sonuna kadar ailesinin geçimini sağlaması gibi zararımıza emek biçiyoruz. Sinir bozucu bir karakteri, tasvip etmediğim düşünceleri vardı Fugui’nin.
Edebiyat & Roman
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,4bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Gölge Notları İncelemesi!
7/10
·184 syf.··
2026 4. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2026 17:10
Roman, Yaver’in bir takipçisi olduğunu düşünmesiyle başlıyor; bu kuruntuyla geçmişe yaptığı yolculuklar ve aldığı yeni kararlardan bahsediyor. Kitabın hiç oyalanmadan direkt olaya girmesini çok sevdim. Daha ilk sayfadan merakı elde tutan bir yapısı vardı ve bu merak karakterin her yeni mekanında devam ettirecek şekilde kurgulanmıştı. Çoğu yerde ince ama nokta atışı yapılan betimlemeler vardı. Okurken anında gözünüzün önünde sahne canlanıyordu, bu okurken kesinlikle keyif verdi. Buraya büyük bir ama eklemek istiyorum zira her şeyin ölçüsü olması gerektiğine inanırım ve bu betimlemelerin, özellikle de iç monologların yer yer ölçüsüzleştiğini düşünüyorum. Okurken insanı sıkan cinsten satırları vardı. Bu da okuma isteğimi kaçıran bir zıtlıktı. Bir önce okuduğum sahneyle aşırı bağımsız, insanda bir kesinti hissiyatı oluşturan “Şu anda ben ne okuyorum?” dedirten birkaç sahne vardı. Ya da tamamlanmamış meseleler. Misal takipçinin akıbeti ya da Zeynep ve ailesinin nerede, nasıl olduğu gibi. Tüm kitap bu iki konu üzerinden işlenirken kitabın sonunda koca bir soru işareti görmek bir adım bile öteye gidememiş gibi hissetirdi. Bu açıdan da romanı eleştirdiğimi söyleyebilirim. Aşırı betimlemeyi ve birkaç sahne sorununu göz ardı ettiğimizde okuması keyif veren romanlardan biri. İlginizi çekmişse şimdiden iyi okumalar dilerim.
Edebiyat & Roman
Gölge NotlarıYusuf Hatay · Dedalus Kitap Yayınları · 201952 okunma
Kutup Yıldızı 6 - Son Liman İncelemesi!
9/10
·656 syf.··
2025 27. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2025 21:21
Kutup Yıldızı serisi iki yetim genç kızın bir aileye evlatlık olarak verilmesiyle başlayan, arkadaşlığı, aşkı ve aileyi iyi-kötü tüm yanlarıyla anlatan bir seri. Serinin son kitabında ailenin sebep olduklarıyla arkadaşlığın, aşkın sınandığı bir hikâye okuyoruz. Öncelikle şunu söylemeliyim ki dolu dolu, tam da finale yakışan bir kitap okudum. Hem yaranın alındığı hem de yaranın sarıldığı bir kitaptı. Her karakterin hisleri ve davranışları açıkça verilmiş, detaylar atlanılmamış, karakterlerin akıbetini sorgulamama izin bile verilmemişti. Okurken sorduğum her soru cevaplanmış, tek bir soru işaretiyle bile kapatmamıştım kitabı. Kitap içerisinde karakterlerin verdikleri tepkiler, tavırları o kadar onlardı ki. İlk kitaptan bu yana yollarından hiç sapmamış olmaları hem kitabı okuma keyfi vermiş hem de o tanıdık hissiyatı güçlendirmişti. Sadece bu kitapta değil tüm seride en sevdiğim noktalardan birisi gerçekçiliği olmuştur ki bunu da fırsat buldukça dile getiririm. Biz genç kurgu okuyucuları o kadar alıştık ki saf, sakar kız ve kusuruz erkek karakter okumaya Kutup Yıldızı karakterleri bunlar arasında bir nimettir benim gözümde. Örnekle Demir karakteri yanlışlar yapan hatta dayak yiyen bir karakterdir. Senem ve Nisa çok yakın arkadaş olmasına rağmen birbirlerinden sır saklayan ikililerdir… Hiçbiri mükemmel değildir ve hepsi hayattan bir parçadır. Her karakterin net var olan karakteri ve o karakterinin kusursuz olmamayışını seriyi sevme sebebi sayarım. Kitabın sonunda yazılmış olan özel bölüm o kadar güzeldi ki… Hani bir kez bitirdiğiniz bir kitaba, diziye, filme yeniden başladığınızda içinizi saran yabancısı olmadığınız hayatların içindeymiş gibi bir his olur ya, işte tam olarak o hissiyatı aldım. Geçmişlerini ve geleceklerini çok iyi bildiğim, noktayı nasıl
Edebiyat & Roman
Kutup Yıldızı 6 - Son LimanMehtap Fırat · Ephesus Yayınları · 202543 okunma
Ağrıdağı Efsanesi İncelemesi!
4/10
·124 syf.··
2025 26. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2025 20:02
Mahmut Han’ın gaddarlığından doğan, kavuşmaları imkansız gibi görünen Ahmet ve Gülbahar’ın efsanevi aşk hikayesini okuyoruz kitapta. Kısa bir kitap olmasına rağmen fazla, çoğu yerde boğan bir betimlesi vardı. Bazı sayfalarda yazılan o betimlemeler beni kitaba çekmişti, gözümün önünde bir sahne belirivermişti ama çoğu zaman o kadar bunaldım ki kitabı bırakmamak için çok çabaladım. Kullanılan semboller ve masalsı diliyle kitap bazı yerlerde aşırı anlamsız geldi bana. Yazar bir şeylerden bahsetmişti ama bahsettiği neydi anlam veremedim mesela. Kopukluk vardı sanki paragraf aralarında. Bütünlük sağlanamamış, yeterli denge kurulamamıştı. Bunlar haricinde beni aşırı rahatsız eden Osmanlı’nın sanki çok acımasız, cani padişahlarına sahipmiş gibi gösterilmesiydi. O toprakta yaşamış, o toprağın ekmeğini yemişken sonradan kalkıp kötülemek asla onaylamadığım, onaylamayacağım bir olaydır. Bunun da kitap içerisinde var oluşu beni kendinden iten bir unsur oldu. Genel itibariyle beğenmediğim ama olsun Yaşar Kemal’in de kalemini görmüş olduk diyerek okumuş olduğum bir eser oldu. Sizlere keyifli okumalar dilerim.
Edebiyat & Roman
Ağrıdağı EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202536,1bin okunma
Bizi Öldürmeyen Şey Güçlendirir Mi? İncelemesi!
7/10
·473 syf.··
2025 25. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2025 22:40
Yazar, travmatik olaylar yaşadıktan sonra Nietzsche’nin kitaba da adını veren sözünden yola çıkarak araştırma yapmaya başlar. Travma yaşamış altı kişi ile röportajlar yaparak bu hayatları aynı aforizmayla değerlendirerek ele alır. Sanıyorum ki yazarın gazeteci olmasının da etkisiyle yapılan araştırmalar çok detaylıydı. Yapılan analizler, tartışmalar… Hepsi kitabın ne kadar üzerinde uğraşıldığının bir göstergesiydi nezdimde. Kitabın yazımının kolay bir süreç olmadığı her satırında anlaşılıyordu. Kitabın amacı Nietzsche’nin aforizmasının ne kadar doğru olduğunu anlamak, bu süreçte ise okuyana hem çöküşü hem umudu hissettirmekti. Derler ya hani: “Her fırtınanın ardından güneş açar,” diye. İşte bu kitap tam da bu düşünceyi size aşılayan, her bitişin aynı zamanda bir başlangıç olduğu fikrini sadece cümlelerle değil, örnekleriyle veren bir kitap. Her ne kadar böyle anlattığımda insana inanılmaz bir güç kaynağı verecek, çöküş anında insanı ayağa kaldıracakmış bir kitap gibi gelse de okurken aşırı zorlandığımı belirtmek isterim. Yazım dili ağır ve süslüydü. Okurken sürekli bırakmak isteğiyle dolup taşmış, ağırlığı nedeniyle normal günlük okumamın çok çok aşağısında bir okuma yapmıştım. Bunun bilinciyle başlamanızı öneririm. Nietzsche’nin felsefesi ilk okuduğum andan itibaren bana ‘yeniden doğuş’ hissini veriyor. Öldürmeye bir nefes kala yaşanan bir travmanın ardından yeniden ayağa kalkmak ve kitapta çokça bahsettiği gibi ‘ölümden sonraki hayatların’ artık eskisi gibi hissetmemesi ve yepyeni bir kimlik kazanması bu hissimi destekliyor. Yeniden doğuş da hayata yüklenen anlamlara ihtiyaç duyar. Bundan dolayıdır ki bahsedilen altı kişinin içinden hayat hikâyesini en sevdiğim Sean oldu. Yaşadığı pişmanlığı, hayatı sorgulayışı, yeniden bir yol çizişi ve o yolda engebelere
Edebiyat
Bizi Öldürmeyen Şey Güçlendirir Mi?Mike Mariani · Olimpos Yayınları · 202331 okunma