(Rizzoli&Isles Serisi 9. Kitap)
Sessiz Kız bir iblisin (burada iblis hakaret amaçlı kullanılmıştır) ya da kaç kişi olduğu belli olmayan bir katilin peşinde, birbirine bağlı birkaç olayın dolu dizgin işlendiği bir kitap. Umduğunuzu bulmaya hazırsanız buyurun…
Tess Gerritsen sadece ölüler ve katiller olsun, hadi bunu akıcı bir dille yazayım bitireyim diyen bir yazar değil. Asla. Onu okurken size tıbbi de tarihle ilgili de birçok şey öğreten, çok iyi bir kalem. Bu kitabında efsanelere de yer vermiş. Peki efsaneler modern hayatın içine güüüm! diye düşerse artık efsane midirler, yoksa dişleri tıngırdatan koca bir gerçek mi?
Tess Gerritsen 'i mi https://1000kitap.com/yazar/Jean-Christophe-Grang 'i mi daha çok sevdiğimi düşündüm kitap bitince. Grange bu alanda bir devdir. Bu tartışılmaz bence. İkisini de okurken çıldırıyorum. Korkuyorum. Geriliyorum. Terliyorum. Ensemde ürpertiler kıpır kıpır kıpırdıyor. Heyecandan yanaklarımı ısırıyorum, balık taklidi yapan çatık kaşlı bir kıza dönüşüyorum adeta. Fakat 15-16 yaşlarımda ilk onunla tanışmış olmanın verdiği bir sadakatle Tess diyorum… İkisini de çok sevsem de Tess’i bir tık daha fazla sevdiğimi anlıyorum.
Uykuya çok düşkünümdür. Gece 4’e doğru uyumama rağmen sabah erkenden kalktım. Sırf okumak için. 30. Böümden itibaren bütün vücudumla pür dikkat okudum. Merakımdan, heyecanımdan midemde kıpırdıyan binlerce kanat gıdıkladı beni. Adalet, intikam ve bedeli birçok ölümle örülü olaylar bitti, ben çivi gibi zımba gibi güne başladım. Bu yüzden bütün gece ve bu sabah saatlerce okudum. Bırakamadım...
Tess Gerritsen ne zaman okusam bana umduğumu veren bir yazar. Polisiye okumak beni adeta şarj ediyor. Polisiye okuduktan sonra ağır kitaplara geçiş yapmam kolaylaşıyor ve doping yaptırmış gibi bir