Huzursuzluk ve korkuyla tehdit edenler
Kendi suçları karşısında tir tir titrer
Ölülerin ruhları daima intikam ister
Bundandır yaptıkları planlar, dalavereler
Dün akşam midem şarap, kalbim neşeyle doldu
Issızlığıyla, kasavetiyle yeni gün doğdu
Gece öyle tekinsiz, öyle hain ki
Bütün duygularım tuzla buz oldu
Unut artık şu kaçınılmaz laneti
İnsana sinsince musallat olan bani
Uzaktan gelen davulun sesi gibi
Kayda geçirirler en ufak günahları dahi
Dürüstlük pusula mıdır insaniyet yolunda?
Öyleyse kanla sulanan savaş alanında
Yahut bir katilin kılıcının ucunda
Uzanan şey sığar mı adalete, insafa?
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Eh, umarım çapkınlık günlerin geçmişte kalmıştır. Bilirsin ya, daha fazlasını toplum kabul etmez."
Toplum dediği tam olarak neydi? İnsanın çoğulu mu? Toplum denen şey tam olarak nerede bulunuyordu? Tüm hayatımı toplumdan korkarak, onu güçlü, ürkütücü ve korkutucu bir sey olarak hayal ederek yaşamıştım. Ama Horiki konuşurken birden anladım.
"Toplum dediğin şey sen değil misin?"
Mutlu muyum? Aslında küçüklüğümden beri insanlar sürekli şanslı biri olduğumu söylüyor ama bana sorarsanız cehennemde gibi hissediyorum, bana şanslı olduğumu söyleyenlerse benimkiyle kıyaslanamayacak ve ölçülemeyecek kadar mutlu görünüyorlar.